mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
mim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Haziran 2017 Pazar

Mim: Yaz İçin Öneriler

Merhabalar, nasılsınız? Benim ruh halimin en iyi olduğu, dünyanın en mutlu en şanslı insanı olduğumu hissettiğim bir dönem olduğu söylenemez ama idare ediyorum. Okuyorum, izliyorum, notlar alıyorum, listeler hazırlıyorum ama günün sonunda yazıya geçirip yayınlayacak enerjiyi bulamıyorum kendimde. Bu yaz temalı mim iyi geldi, hem yavaş bir giriş olur hem de diğer yazılar için enerji verir diye düşünüyorum :). Beni mimleyen Meczup'a teşekkür ediyorum :). Ben de onu ilk hazırladığım mimimde mimlemiştim o da burada okumak isteyeniniz olursa mimi, hatta mimlediğim arkadaşlarım çok güzel yazılar yazdılar onlara da bakın :). İade-i ziyaret gibi oldu bir nevi yani :).

Blog zaten öneri makinesi hani işim bu, öneriyorum :). Daha önce de belirttiğim gibi yaz mevsimi bizim için güzel bir tema, ben de blogumda yazılarımda ve temada kullandım, kullanmaya da devam ediyorum. Bu mim için ise özel bir şeyler yapmak istedim. Sadece kültür sanat değil (ama olacak kaçış yok :)) genel olarak yaz mevsimi için içimizi serinletecek ferah güzel kısa öneriler yapacağım. Yazın da çok gezme şansım olmadığından; deniz, kum, güneşten uzak olanlar ve özellikle öğrenciler için ekonomik maddeler olacağından yazlarınızı hem faydalı hem de eğlenceli geçirmenize olanak sağlayan öneriler olmasını umuyorum. Umarım sıkılmadan okursunuz :).


Serinletici Kokteyller




Yazın en çok ihtiyaç duyulan şey sıvı içecekler herhalde. Yazın güzel meyveleri de devreye girince tercihinize göre alkollü alkolsüz birçok yeni keşif yapabilirsiniz :). Hazır almak yerine evde yapılan naneli limonatalar, ayranlar, karpuzlu çilekli meyve kokteyleri, meyveli buzlu çaylar, soğuk kahveler ve bilimum yaratıcılığınıza kalmış çeşitli içecekler için yaratıcılığınızın yanına elinizi korkak alıştırmayacağınız sınırsız buz küpleri yeterli olacaktır :).

Meyveler ve Dondurma




Yazın meyve çeşitleri çok hatta benim en sevdiğim meyve çilek ve favorilerimden karpuzun mevsimi :). Bir de bunların yanına üzümler, kayısılar, kirazlar, dutlar, kavunlar, şeftaliler onlar bunlar da gelince yazı özel kılıyorlar :). Hele bir de kaynağından yeme şansınız varsa daha da güzel :).

Dondurma ayrı bir başlığı hak ediyor ama diğer soğuk yenen tatlıları da kırmamak lazım :). Meyveli, fıstıklı, soslu, kurabiyeli, çikolatalı, sütlü yazın vazgeçilmezi ferahlığın adresi dondurma :). Benim gibi yaz kış yiyenleri tenzih ediyorum tabi ki :)

Etekler, Elbiseler, Şortlar




Yazın güzelliklerinden biri de tiril tiril elbiseler, etekler ve şortlardır herhalde. İncecik, bol desenli, renkli kumaşlar veya keten, denim kumaşlar da yine yazın en güzel yanlarından. Yine bunların en güzel arkadaşları tişörtler, bluzlar ve gömlekleri de unutmamak lazım. İçimizi açan güzel ayrıntılar. Siz de spor ayakkabılar, kumaş ayakkabılar, babetler veya sandaletlerle kombininizi tamamlayıp kendinizi güneşli günleri hazır hissedebilirsiniz :).

Aksesuarlar




Kıyafet önerdik, aksesuarlar eksik kalmasın. Ben aksesuarlara bayılırım. Hem de her türlüsüne, yaz kış kullanırım. Gözlük, şapka, yüzükler, bileklikler, bandana, kolyeler, saat, broşlar, halhallar, küpeler; aklınıza gelebilecek her tür aksesuar yazın size ayrı bir hava katacak, en basit kombinizi bile size özel kılacaktır :).

Açık Hava Sinemalar




Yazın en güzel yanlarından biri de bu nostaljik olayın yeniden hayat bulması herhalde :). Elinize buzlu içeceğinizi, çekirdeğinizi alın ve filmin keyfini akşamın tatlı esintisiyle çıkarın. Başka Sinema'nın büyük şehirlerde bu etkinliği yaptığını biliyorum, birkaç özel mekan da yapıyor. Kendim de deneyimleyen biri olarak söylüyorum eğer böyle bir şansınız varsa şehrinizde bu fırsatı kaçırmayın :). Burada da bir liste var nerede diye, bir bakın :).

Mini Diziler




Açık hava sinemamız yoksa biz ne yapalım diyenlere ilk sezonu size unutturacak zamanı tanımayan mini diziler ne güne duruyor. Al bak önerdim burada, aç izle bir tanesini keyfine göre :).

Hikayeler ve Kolay Okunan Kitaplar




Yazın havalardan dikkatimiz azalıyor ve güneşin tadını çıkarmak istiyoruz haliyle. Bol bol hayallere dalıp odak noktamızı sık sık değiştiriyoruz. O yüzden öykü kitapları veya kolay okunan akıcı, mizahi yönü güçlü kitaplar benim de tercihim oluyor. Bu kısa öyküler özellikle aniden gelen dikkat dağınıklığına birebir :). İsterseniz şöyle hikaye önerileri de yaptım, bir fikriniz olsun :).

Şarkılar Seni Söyler




Müziğin yazı kışı yok, her daim dinliyoruz ama kendi müziğinizi yapmak istemez misiniz? Piknik yaparken, arkadaşlarınızla kalabalık bir grupken veya evde kendi kendinize şöyle tıngırdatacak bir müzik aleti edinin. Yeni bir şey öğrenmenin  ve bir aleti çalabilmenin verdiği keyif paha biçilemez olacaktır. Bu ister ukulele, melodika olsun ister bir darbuka veya mızıka sonuç aynı. Bütçenizin el verdiği bir çalgı edinin ve öğrenin. Teşekkür edeceksiniz :).

Retro Fotoğraf Makineleri


Tarkovsky'nin Polaroid Fotoğraflarından


Benim henüz elimde olmayan çok ama çok isteğim makinelerdir. Polaroid olsun, Lomography'nin makineleri olsun bayılıyorum ve hepsini istiyorum :). Yazın bu makinelerle çekilen fotoğraflara da bakmaya bayılıyorum :). Eğer sizin de yoksa telefonunuzu biraz kurcalayın, çok güzel programlar keşfedeceksiniz :). Anılarınızı bir de bu gözle kaydedin :).

Parklar, Çimler ve Piknik




İşte yazın en güzel yanlarından biri çimlere yayılmak :). Elinizde kitap, yanınızda kendi ellerinizle hazırladığınız atıştırmalıklar tek başınıza veya sevdiklerinizle bir ağacın altında güzel temiz bir örtünün üstüne kendinizi bırakın ve mümkün olduğunca kalkmayın :). Yukarıda önerdiğim her şeyi açık havada, piknik yaparken uygulayın :).Güneş kemiklerinize nüfuz etsin ve siz bu anların tadını çıkarın :).

Valla yazarken içim açıldı, bu yazıyla da blogda başlayan yaz esintileri devam ediyor :). Sizin yaz için önerileriniz neler, bunlardan hangileri sizin de vazgeçilmeziniz? Yorumlarınızı bekliyorum :).


Dipnot: Fotoğrafların hepsi aksi belirtilmediği takdirde tumblrdan alıntıdır. 

15 Mayıs 2017 Pazartesi

Bol Kahveli Mim



Merhabalar, mimlenmediğim bir mimle karşınızdayım :). Kendimi yine de mimli sayıyorum çünkü Deeptone arkadaşımız mimlerinde isim belirtmese de herkesi mimliyor ve eminim özellikle belirtmese de beni de kastetti :). Kahve işin içinde olunca bensiz olmaz dedim bir kahve aşığı olarak :). Biraz da sorularla ve güzel, canınızı çektirecek kahve fotoğraflarıyla gevezelik edeyim, bahanem olsun :). Bu arada bu mimi hazırlayan bol kahveli arkadaşımızın mimi de şurada :).




1. Kahve içmeyi en sevdiğiniz ve en sık içtiğiniz yer neresidir?




Her yer :). Evde, kafede, işte, okulda fark etmez. Kahvenin olduğu yerde yaşarım öyle söyleyeyim. Kahve bana gelmez ben giderim. Öyle severim hatta çayı sever kahveyle aşk yaşarım :). Çeşitli demleme kahve, farklı aromalar, stiller falan filan onlara da aşırı meraklıyım verdiğim paraya da acımam :). Geçen sene Ankara'da bir kahve festivali vardı, Özge'yle gittik, var ya her standa uğradık, denedik, dinledik. İkimizde kahveci olduğumuzdan bayıldık. Bir de çikolatalar vardı ki off ki ne off. Senede iki kere falan oluyor siz de fırsat bulunca gidin enfes. Tadımlık, bedava, bir sürü kahve. Kahve gurmesi (kesin özel bir adı vardır) olursunuz, çeşitli kahve çekirdekleri falan filan. Bir de muhteşem bir kokusu var ki söylemeden edemeyeceğim. Mest olursunuz. Ben de kahvelerin hepsini sevdim herhalde :), hatta aklımda kalan Federal'in bir aroması vardı latteye ekleyip yapıyorlardı aşık olmuştum. Tabi bu aklımda kalan, o kadar görgüsüz gibi saldırdık ki stantlara daha çok beğendiğim oldu da hatırlamıyorum :). Kremalı, aromatik kahvelere de bayılırım. El emeği olan antin kuntin kahvelere yani. Kahve mekanları da vardır ya mesela böyle güzel, orijinal kafeler, oralara gidip özel tatlısıyla güzel bir kahveye asla hayır diyemem <3. Anlaşıldığı üzere kahveyle tatlı bir şeyler atıştırmayı da severim :).




Nescafe dediğimiz kahveyi de severim. Sade sevsem de evdeyken süt veya süt tozu koyar koydururum midemi rahatsız etmesin diye. Dibek kahvesi vardır bayılırım, özellikle Ankara'da Hamamönü'nde bir yer var kumda yapılan dibek kahvesi en çok orada içmeyi severim, çikolatalı lokum yerken tavla atmayı da (içinden İsmail abi çıktı, çaktırmayın :)).

Bunun dışında Türk kahvesine de bayılırım, sade, bol köpüklü ve fincanda :). Fal baktırmayı da sevdiğimden (bir kere bile para vermedim), hep kapatır karşımdakini bakmaya zorlarım :):). Aşırı severim o ritüel gibi şeyi, eğer bir gün olur da sizlerle de buluşursak ilk söyleyeceğim Türk kahvesidir fal bakıyor musunuz diye test etmek için :).

Şu lotusa da bayılırım hani <3

Genelde klasik kahvelerde şekersiz ve sade veya sütlü kahve sevsem de kremalı ve farklı yerlerde şekerli, aromatik kahveleri içmeyi de severim. Çeşitli, farklı tatlar denemeyi sevdiğimden sürekli denerim :). Kahveyi her şekilde severim yani :).

2. Kahveyi ne zaman tercih edersiniz? Sabah kahvesi mi akşam kahvesi mi?




Kahvaltıdan sonra bir Türk kahvesi içerim, sade, köpüklü, fincanda :). Bizim evde kahve eksik olmaz, herkes Türk kahvesi içer olmadığı gün krize gireriz mazallah, o yüzden ben de çoğunlukla sabahları içerim bir tane. Daha sonra nescafe ya da bir ihtimal bir Türk kahvesi daha ya içerim ya içmem. Dışarı çıkarsam da farklı türde kahvelerden bir tane içerim mutlaka bir yere oturursak hatta bazen iki. Fal baktıracağım biriyse ille Türk kahvesi söylerim bir tane, başka şeyler içsem de :). Zaman yok gördüğünüz gibi kahve içilen farklı mekanlar var, kahve hep var yani :). Tam bir kahve insanıyım dimi :).

3. Kahvenin 40 yıllık hatırı var derler, inanır mısınız? Var mıdır hatırı?



Olmaz mı bea, sohbeti bile başkadır onun. Muhabbeti öyle güzeldir ki, kahve sohbetin tüm acısını alır, ardında sohbetten mi kahveden mi anlayamadığın muhteşem bir tat ve koku bırakarak sen bilmeden sohbetin nedeni olur. Yaaa öyle güzeldir kahve işte, değil 40 ömürlük hatırı vardır <3.

O kadar yazdım ki resmen birinin sormasını bekliyormuşum, hahaha :). Bu mim tüm kahve aşıklarına gelsin :).


Dipnot: Fotoğrafların hepsi (aslında benim de güzel kahve fotoğraflarım var ama çok üşendim bu yüzden) tumblr'dan; çaktırmayın ;)

8 Nisan 2017 Cumartesi

Marka Mimi

Merhabalar :). Bugün bir mim yazacağım. Sevgili deeptone, bizi mim konusunda hiç kırmayan, ne zaman mimlesek koşup gelen bu vefalı arkadaşımız böyle çok tatlı bir mim hazırlamış :). Ben de hemen gönüllü oldum. Kendisinin mimini okumak isterseniz burada. Bu mimde sevdiğimiz üç markayı yazıyoruz. Ben de henüz karar veremesem de yazdıkça karar verip üç markayı sizlerle paylaşacağım ve yapmak isteyen herkesi şimdi, şu an mimliyorum :).

Markalarda indirimi görünce ben :) hahahaha


1. Pull&Bear + Stradivarius

İkisi de aynı şirketin farklı kolları olduğundan (bakınız kapitalizm :)) ikisini yazmakta bir sıkıntı görmedim :). Hatta bu gruba Bershka, Zara'yı da ekleyebiliriz yine aynı yerden gelip aynı yere giden bir alım satım durumu var. Zira dördünü de severim :). Takıları, aksesuarları, ceketleri, tshirtleri, etekleri falan filan genelde benlik, seviyoruz.

2. Puma

Uygun fiyat ve kalite bir arada :). Hhahaha, reklamlara da girdik :). Yok ya güzel spor ayakkabıları var, seviyorum, Adidas gereksiz bu kadar pahalı olmasa onu da yazabilirdim ama puma da güzeldir :).

3. Iphone

Şu anki telefonum apple, memnunum. Bundan önceki kötü bir Samsung deneyiminden sonra iyi gelmişti. Buna bir şey olsa yine devam ederim herhalde.

Kendimi bolca kapitalizmin kölesi olarak hissettikten sonra bu mimi bitiriyorum :). Kendinize iyi bakın :).

26 Şubat 2017 Pazar

Reklamdaki Gibi Olmayan Şeyler #Mim

Sevgili Oytunla Hayat blogunun tatlı sahibesi Şebo beni mimledi, kendisine çok teşekkür ediyorum. Kendisini de blogunu da çok seviyorum. Cıvıl cıvıl neşe dolu yazıları var. Onun cevapları için tıktık.

25 Şubat 2017 Cumartesi

Uyarlamaca #Mim

Sevgili Yorum Atölyesi yazarları Esma ve Sümeyye beni kendi hazırladıkları çok güzel bir mime davet etmişler. Onları severek takip ediyor, onları da bloglarını da çok seviyorum. Davete icabet etmek gerekir ben de bu güzel mimi yapacağım. Sümeyye'nin cevapları için tıktık. Mimin konusu başlıktan anlaşıldığı üzere uyarlamalar. Uyarlama dizi ve filmler hakkında sorular, ben zaten çok doluyum bu konuda özellikle bir seri hakkında.

13 Şubat 2017 Pazartesi

Mim: Koleksiyon

Merhabalar, bugün bir mim fikriyle karşınızdayım. Daha önce böyle bir mim yaptınız mı gördünüz mü bilmiyorum ama yapmadıysanız mutlaka yapın. Ben denk gelmedim o yüzden böyle bir mim başlatmak istedim. Zaten bazılarınız el mahkum yapacak mimleyeceğim kaçış yok :). Şaka şaka, ben mimlerim isteyen vakti olan yapsın :). Kendi ayraç koleksiyonuma bakarken aklıma geldi ben birkaç şeyin baya bir koleksiyonculuğunu yapıyormuşum. Madem yapıyorum bakalım kimler de yapıyor bir

27 Eylül 2016 Salı

Mimlendim #hayalmimi

Merhaba arkadaşlar, keyifler nasıl? Bugün yine bir mim ile karşınızdayım. Bu da ikinci mimim olur. Severek takip ettiğim Arrakis blogunun sahibi beni etiketledi sağ olsun, onun mimine buradan bakın çok güzel bir playlisti de var. Çekindiğim bir mimdi, fazla kişisel geldiği için ama ben onu kırmak istemedim her ne kadar kibar şekilde kırılmayacağını söylese de ben bir kere yapacağım dedim ve yapacağım :). Zaten bu mim ve challengeların çok iyi olduğunu düşünüyorum, yeni blogları tanımak, keşfetmek hatta sevmek için. Samimiyeti de arttırıyor sanki biraz, hoş ya güzel şeyler. Ben blogum yokken de özenirdim böyle şeylere. Yalnız size ilginç bir detaydan bahsetmek istiyorum :), biliyorsunuz ilk mimimi yine yakın zamanda yaptım fakat o kadar ilk mim olduğu ve benim acemi olduğum belli ki milleti mimlemeyi unutmuşum :). Hala aklıma geldikçe gülüyorum. Mimin kilit noktalarından birini unutmuşum heyecandan, cevaplayıp bırakmışım. Neyse bu sefer etiketlemeye çalışacağım sizi, beni kırmayacağınızı umuyorum deyip sizi zorluyormuşum J. Yok yok sonunda düşüneceğim bir şeyler.

1.       Hayal kurmaktan hoşlandığınız bir yer ya da zaman dilimi var mı?

Amannn canım, hayal kurmanın yeri zamanı mı olurmuş. Yani istesen de olmaz, çok çok uyumadan önce kafanızda laf lafı açar ve birdenbire hayal kurarsınız ama yolda gördüğünüz bir tabela, bir şey aramak için baktığınız albümünüzde karşılaştığınız bir fotoğraf, izlediğiniz filmdeki bir sahne ve bilumum saçma veya anlamsız şey o an sizi bambaşka diyarlara, paralel evrenlere, geçmiş zamana, umulmadık yerlere götürebilir. Yani kısaca sevgili okuyucum, bence biraz da istem dışı oluşan hayal kurma eyleminin pek yeri ve zamanı yok ya da benim gibi kafası karışık biri için belki de öyledir :).

2.        En çok nelerin hayalini kurarsınız?

Yani dönem dönem değişen bir durum, o an ki isteğim, ihtiyacım veya hali ruhiyatım neyi isterse onu kurarım herhalde. Özel olarak bir örnek düşünemedim ama hayal kurmak güzeldir ya. Her şeyin özellikle çok istediğiniz şeylerin hayalini kurun bence. Ben mesela eskiden ve hala yani önceden beri şu kafadayım, en kötüsünü düşün kötü olursa üzülmez iyi olursa sevinirsin ama şöyle bir şey de var artık hayatımda sen hayalini kur, yapabiliyorsan yapmak için elinden geleni de yap. Olursa ne ala olmayacaksa da o an için mutlu olursun en azından. Hayal de parayla değil ya :). Yani öyle işte, hangi kafada olacağım da dengesiz ruh halime göre değişen bir durum. Bir öyle bir böyle. Canım ne çekerse :).

3.       Şimdiye dek çok hayalinizi gerçekleştirdiniz mi?

Maalesef aranan kan bulunamadı. Nerede bende o şans. Ben biraz aslında baya şanssız bir insanımdır, bazen hiç olmaz bazen kapıya kadar gelir yine olmaz. O içe oturan öküz çoğunlukla zamanını bekler yanı başımda yeri geldiğinde hazır olmak için :). Pessimism mode on :). Yani olan oldu tabi ama olmayan daha çok olabilir. Bilemiyorum aslında. Belki de hayal ettiğim dışında benim için daha güzel şeyler de olmuş olabilir emin olamadım. Bir de zamanında şanssızlık dersin sonradan iyi çıkar, belli olmaz. Yine karıştı kafam. Bu saatten sonra cevapların mesuliyetini üstlenmiyorum, beni bırakın. Beni bırakın bu caddelerde.

4.       Henüz gerçekleşmemiş ama illa da gerçekleşecek dediğiniz bir hayaliniz var mı? Sakıncası yoksa anlat çabuk nedir?

Hem de çok :), çünkü ya o uzaya gidilecek ya o uzaya gidilecek :).


Bol sevgiyle, arkadaşlıkla, güzellikle ve aşkla kalın. Bu mimi beğenen herkese benden bu mim gelsin, aşağıya da yorum bıraksın. Soran olursa Öneri Makinesi gönderdi dersiniz :) (Arrakis/Paul stayla).

15 Ağustos 2016 Pazartesi

Mimlendim #BloggerLife2


Merhaba arkadaşlar J. Bugün sizlere ilk kez bir şey önermek dışında konser anılarımı saymazsak bir yazı yayınlayacağım çünkü mimlendim hem de ilk kez hem de bir yorumda. Yeni bir blog takip ediyordum ve her sevdiğim bloga yaptığım gibi dayanamayıp bir yazısına yorum bıraktım. Kendisi şu tatlı blogun sahibi olur. Ve beni cevaplarken demez mi üstteki yayına bak mimlendin diye. Yaa bir anda mimlenmiş oldum ve ilk kez mimlendim. Bu mim bloggerlık ve blog hayatı ile alakalı kısacık bir mim. Sahibine beni mimlediği için teşekkür ediyorum ve sorulara geçiyorum.

1. Blogger denilince aklınıza gelen ilk şey nedir?

Şimdi şöyle, ben de bir blogger olduğumu ara ara yorumlarda veya yayınlarda bahsederken daha yeni yeni fark ediyorum aslında ucundan kıyısından bir bloggerım diye ama aklıma gelen blogger denilince sen ben o değil de yabancı moda bloggerlar geliyor instagramda falan gördüğümüz. Güzel cici bicilerini giymiş güzel hatunlar, meslek olarak bu işi yapanlar lakin bu sürekli bize gösterilen olduğu için öyle bir yer edinmiş olabilir aklımda. Halbuki birçok alanda çok güzel yazarlar var ki moda blogları dahil instagramda olan olmayan fakat nedense ben de öyle bir algı oluşmuş. Biraz durup düşünce ise aklıma belli başlı bloggerlar geliyor bildiğimiz sevdiğimiz takip ettiğimiz insanlar. Okumayı sevdiğim, takip ettiğim bloggerlar bir diğer deyişle. Ve son olarak ise aklıma ben geliyorum J. Yani tabi bu alanda kendini kanıtlamış, yıllardır blogunu bırakmamış, emek vermiş, ciddiye almış çok yazar var ki onların yanında kendimi düşünmem saçmalık belki de ama arada böyle olduğunu bilmek güzel hissettiriyor J.

2.  Her temadan (kişisel, gezi, kozmetik, kitap vs.) yazılarını en çok beğendiğiniz bloglardan örnek verin desem?

Hımmm çok zor soru açıkcası. O kadar çok sevdiğim, takip ettiğim yazsa da okusam dediğim blog var ki seçim yapıp da buraya yazamam ama bir tanesi benim blogumu açmamda öyle etkili ki onu yazsam kimse gücenmez herhalde J. Ben hep blog açmak istiyordum senelerdir ama tabi ki üşengeç olmak kolay değil hep erteliyordum ve blog açmak isterken örnek aldığım, çok özendiğim bir blog vardı resmen onlar blog açma sebeplerimden biriydi. O kadar seviyordum ki eski yazılarını açıp okuyordum sevdiğim yazıları tekrar tekrar dönüp okuyordum. Aşırı seviyordum anlayacağınız taa blog açmadan önce. Onlar kim diye merak ettiniz dimi? Birçoğunuzun sevip takip ettiği Kediler ve Kitaplar. İşte benim blog açmama vesile şeylerden biri bu güzel blogdur. Hala yazı yazıyorlar fakat eskisi kadar değil ve bu çok üzücü. Onun dışında bloglarının görünüşünden yazılarına her şeyiyle sevdiğim nadir bloglardan ve yeri de ayrı J

3. Yeni blog yazmaya başlayan arkadaşlara verebileceğin öneriler nelerdir?

Valla pek kendimi bu konumda gördüğümü söyleyemem tecrübeli, kendini bu alanda kanıtlamış bloggerlara sormak daha mantıklı geliyor J. Ben sadece diyebilirim ki bir okuyucu olarak bloggerlara yazılarınıza özen gösterin, yorumlarınıza zahmet edip yorum yapan izleyicilerinizi görmezden gelmeyin, yayınlayıp cevapsız bırakmayın, daha fazla blogla iletişim halinde olun ki biz de yeni bloglar tanıyıp sevelim. Öyle yani ben bunları yapan bloguna özen gösteren emek veren ilgi alanıma giren her blogu daha bir severek okuyorum.

Ve mimin sonuna geldik. Başka mimlerde görüşmek üzere J.