Etiketler

Okunulası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Okunulası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

21 Haziran 2017 Çarşamba

Sevgili Güllük #40 (Doğum Günü)


İyi ki doğdum la la la la, gördün mü 25 oldum, oldum valla :). En önemsediğim gün doğum günü bir şeyleri kutlama babında. Çok mutlu hissettiğimi söyleyemem, biraz kompleks de oluyor sanırım istediklerimi yapamadığımdan ve hayatı yeterince dolu yaşayamadığımdan çokça endişelendiğimden ki öyle aslında. Şanssızım dediğim zamanlardan tek farkım şu an o zamana göre daha da çok şanssız olmam :/.






Bir şeyler öğrendim hayatta ama bazılarını kabullenmeyi öğrenemedim sanırsam. Mutsuzluğumun bir kısmından sorumlu o da olabilir. Kabullenmek istemiyor muyum yoksa zaten kabullenmemem mi gerekiyor emin değilim ama daha çok şey öğreneceğim onu da biliyorum.  Şu aralar ruh halimin en üst düzey olduğu bir dönem olmadığından en güzel geçirdiğim günlerden biri değil ama yine de kötü de değil, yazı karamsar olsa da :). Sadece ben uzun zamandır iyi hissetmiyorum. Yine de yaşıyoruz, bak yaş bile alıyoruz :). Yeni yaşımdan istediklerim var ama ne istersem isteyeyim şu şekilde istiyorum :). Bu sene mutluluğun ve huzurun doruk noktasına ulaşıp hep artarak devam etmesini istiyorum :). Bir de köpek :).




Umarım bu yaş iyi bir şekilde güzel bir dönüm noktası olur ve daha nice güzel yaşlar sevdiklerimle beni bekler :). Fon müziğimiz ne olsun, sahi ne olsun? Hadi siz önerin, bana hediyeniz olsun :). Ben de keyifle dinleyeyim :).



Dipnot: Giflerin hepsi tumblrdan alıntıdır, üzerine tıklayarak kaynağına ulaşabilirsiniz.

20 Haziran 2017 Salı

Sevgili Güllük #39 (25. İstanbul LGBT-İ Onur Haftası 2017)

19-25 Haziran arası gerçekleşecek, 25. İstanbul LGBT-İ Onur Haftası 2017 dün başladı. Aramızda Ne Var? temasıyla bu sene yola çıktılar. Bu hafta boyunca dolu dolu bir etkinlik programı sizleri bekliyor ve hepsi ücretsiz. Akademisyenlerin katıldığı paneller, tiyatro oyunları, sinema gösterimleri, sergiler, atölyeler ve birçok etkinliğin olacağı bu haftada etkinlik programı için buraya tıklayabilirsiniz :). Etkinliklerin de duyurulduğu resmi Facebook hesabı için de buraya :). Son gün ise LGBT-İ Onur Haftası Onur Yürüyüşü ile kapanacak.

Ben de kendi çapımda bir Queer Sinema listesi hazırladım, bakmak isterseniz o da burada.


Bu fotoğraflar da benim katkım olsun, kitaplarla gökkuşağı :). İkisini de Instagram'da paylaştım. Üzerilerine tıklayarak hesabıma ulaşıp, Öneri Makinesi'ni Instagram'dan takip edebilirsiniz :).



Sevgili Güllük #38 (Açık Hava Sinemalar)

Yaz mimimde bahsettiğim açık hava sinemaların 2017 yılı toplu bir listesi yayınlanmış Artful Living'de aşağıdaki ilgili yazıya tıklamanız yeterli, bakabilirsiniz :). İstanbul ve Ankara'dan açık hava sinemaları paylaşılmış.

Off hep zaten böyle güzel şeyler İstanbul'da, Ankara'da olur diyenler; İzmir, Muğla, Adana, Mersin şehirlerinde de geçen sene bu tarz etkinliklerin olduğu bir liste buldum, aşağıdan bakabilirsiniz. Bu sene de devam ediyorlar mı bilmiyorum ama bu şehirlerde yaşıyorsanız, bir kontrol edin derim :). Eğer ben de diğer şehirlerde yapıldığını görürsem hem blogda hem de Twitter'da paylaşırım :).

Yaz önerilerimi okumadıysanız orada da paylaştım bu listeyi, başka öneriler de var :). Ödüllü başka sinema filmleri gösterilecek, fırsatınız varsa koşun gidin. Tadından yenmez yani :).

Mim: Yaz önerileri
Açık Hava Sinemalar
2016 Yazlık Sinemalar

Burada da manzarayı mı izlesek filmleri mi kararsız kalacağınız dünyadan 13 açık hava sineması listelenmiş. Keyifle okuyun, izleyin :).

Dünyadan 13 Açık Hava Sineması

Bu fotoğraf da geçen yaz doğum günümde gitmiştik yani 21 Haziran'da, şu anki tarihe çok yakın tam bir sene olmuş. o zamandan :). Cermodern'de izlediğimiz Son of Saul filminden benim çektiğim fotoğraf :). Çekirdek veriyorlardı ve insanlar köpekleriyle gelmişti. Açık barı vardı, çeşit çeşit içecekli. Fotoğraf karanlık, çok belli olmuyor ama orta derecede bir kalabalık vardı. Öyle güzel oluyor işte, kaçırmayın :).


18 Haziran 2017 Pazar

Mim: Yaz İçin Öneriler

Merhabalar, nasılsınız? Benim ruh halimin en iyi olduğu, dünyanın en mutlu en şanslı insanı olduğumu hissettiğim bir dönem olduğu söylenemez ama idare ediyorum. Okuyorum, izliyorum, notlar alıyorum, listeler hazırlıyorum ama günün sonunda yazıya geçirip yayınlayacak enerjiyi bulamıyorum kendimde. Bu yaz temalı mim iyi geldi, hem yavaş bir giriş olur hem de diğer yazılar için enerji verir diye düşünüyorum :). Beni mimleyen Meczup'a teşekkür ediyorum :). Ben de onu ilk hazırladığım mimimde mimlemiştim o da burada okumak isteyeniniz olursa mimi, hatta mimlediğim arkadaşlarım çok güzel yazılar yazdılar onlara da bakın :). İade-i ziyaret gibi oldu bir nevi yani :).

Blog zaten öneri makinesi hani işim bu, öneriyorum :). Daha önce de belirttiğim gibi yaz mevsimi bizim için güzel bir tema, ben de blogumda yazılarımda ve temada kullandım, kullanmaya da devam ediyorum. Bu mim için ise özel bir şeyler yapmak istedim. Sadece kültür sanat değil (ama olacak kaçış yok :)) genel olarak yaz mevsimi için içimizi serinletecek ferah güzel kısa öneriler yapacağım. Yazın da çok gezme şansım olmadığından; deniz, kum, güneşten uzak olanlar ve özellikle öğrenciler için ekonomik maddeler olacağından yazlarınızı hem faydalı hem de eğlenceli geçirmenize olanak sağlayan öneriler olmasını umuyorum. Umarım sıkılmadan okursunuz :).


Serinletici Kokteyller




Yazın en çok ihtiyaç duyulan şey sıvı içecekler herhalde. Yazın güzel meyveleri de devreye girince tercihinize göre alkollü alkolsüz birçok yeni keşif yapabilirsiniz :). Hazır almak yerine evde yapılan naneli limonatalar, ayranlar, karpuzlu çilekli meyve kokteyleri, meyveli buzlu çaylar, soğuk kahveler ve bilimum yaratıcılığınıza kalmış çeşitli içecekler için yaratıcılığınızın yanına elinizi korkak alıştırmayacağınız sınırsız buz küpleri yeterli olacaktır :).

Meyveler ve Dondurma




Yazın meyve çeşitleri çok hatta benim en sevdiğim meyve çilek ve favorilerimden karpuzun mevsimi :). Bir de bunların yanına üzümler, kayısılar, kirazlar, dutlar, kavunlar, şeftaliler onlar bunlar da gelince yazı özel kılıyorlar :). Hele bir de kaynağından yeme şansınız varsa daha da güzel :).

Dondurma ayrı bir başlığı hak ediyor ama diğer soğuk yenen tatlıları da kırmamak lazım :). Meyveli, fıstıklı, soslu, kurabiyeli, çikolatalı, sütlü yazın vazgeçilmezi ferahlığın adresi dondurma :). Benim gibi yaz kış yiyenleri tenzih ediyorum tabi ki :)

Etekler, Elbiseler, Şortlar




Yazın güzelliklerinden biri de tiril tiril elbiseler, etekler ve şortlardır herhalde. İncecik, bol desenli, renkli kumaşlar veya keten, denim kumaşlar da yine yazın en güzel yanlarından. Yine bunların en güzel arkadaşları tişörtler, bluzlar ve gömlekleri de unutmamak lazım. İçimizi açan güzel ayrıntılar. Siz de spor ayakkabılar, kumaş ayakkabılar, babetler veya sandaletlerle kombininizi tamamlayıp kendinizi güneşli günleri hazır hissedebilirsiniz :).

Aksesuarlar




Kıyafet önerdik, aksesuarlar eksik kalmasın. Ben aksesuarlara bayılırım. Hem de her türlüsüne, yaz kış kullanırım. Gözlük, şapka, yüzükler, bileklikler, bandana, kolyeler, saat, broşlar, halhallar, küpeler; aklınıza gelebilecek her tür aksesuar yazın size ayrı bir hava katacak, en basit kombinizi bile size özel kılacaktır :).

Açık Hava Sinemalar




Yazın en güzel yanlarından biri de bu nostaljik olayın yeniden hayat bulması herhalde :). Elinize buzlu içeceğinizi, çekirdeğinizi alın ve filmin keyfini akşamın tatlı esintisiyle çıkarın. Başka Sinema'nın büyük şehirlerde bu etkinliği yaptığını biliyorum, birkaç özel mekan da yapıyor. Kendim de deneyimleyen biri olarak söylüyorum eğer böyle bir şansınız varsa şehrinizde bu fırsatı kaçırmayın :). Burada da bir liste var nerede diye, bir bakın :).

Mini Diziler




Açık hava sinemamız yoksa biz ne yapalım diyenlere ilk sezonu size unutturacak zamanı tanımayan mini diziler ne güne duruyor. Al bak önerdim burada, aç izle bir tanesini keyfine göre :).

Hikayeler ve Kolay Okunan Kitaplar




Yazın havalardan dikkatimiz azalıyor ve güneşin tadını çıkarmak istiyoruz haliyle. Bol bol hayallere dalıp odak noktamızı sık sık değiştiriyoruz. O yüzden öykü kitapları veya kolay okunan akıcı, mizahi yönü güçlü kitaplar benim de tercihim oluyor. Bu kısa öyküler özellikle aniden gelen dikkat dağınıklığına birebir :). İsterseniz şöyle hikaye önerileri de yaptım, bir fikriniz olsun :).

Şarkılar Seni Söyler




Müziğin yazı kışı yok, her daim dinliyoruz ama kendi müziğinizi yapmak istemez misiniz? Piknik yaparken, arkadaşlarınızla kalabalık bir grupken veya evde kendi kendinize şöyle tıngırdatacak bir müzik aleti edinin. Yeni bir şey öğrenmenin  ve bir aleti çalabilmenin verdiği keyif paha biçilemez olacaktır. Bu ister ukulele, melodika olsun ister bir darbuka veya mızıka sonuç aynı. Bütçenizin el verdiği bir çalgı edinin ve öğrenin. Teşekkür edeceksiniz :).

Retro Fotoğraf Makineleri


Tarkovsky'nin Polaroid Fotoğraflarından


Benim henüz elimde olmayan çok ama çok isteğim makinelerdir. Polaroid olsun, Lomography'nin makineleri olsun bayılıyorum ve hepsini istiyorum :). Yazın bu makinelerle çekilen fotoğraflara da bakmaya bayılıyorum :). Eğer sizin de yoksa telefonunuzu biraz kurcalayın, çok güzel programlar keşfedeceksiniz :). Anılarınızı bir de bu gözle kaydedin :).

Parklar, Çimler ve Piknik




İşte yazın en güzel yanlarından biri çimlere yayılmak :). Elinizde kitap, yanınızda kendi ellerinizle hazırladığınız atıştırmalıklar tek başınıza veya sevdiklerinizle bir ağacın altında güzel temiz bir örtünün üstüne kendinizi bırakın ve mümkün olduğunca kalkmayın :). Yukarıda önerdiğim her şeyi açık havada, piknik yaparken uygulayın :).Güneş kemiklerinize nüfuz etsin ve siz bu anların tadını çıkarın :).

Valla yazarken içim açıldı, bu yazıyla da blogda başlayan yaz esintileri devam ediyor :). Sizin yaz için önerileriniz neler, bunlardan hangileri sizin de vazgeçilmeziniz? Yorumlarınızı bekliyorum :).


Dipnot: Fotoğrafların hepsi aksi belirtilmediği takdirde tumblrdan alıntıdır. 

10 Haziran 2017 Cumartesi

İtalyan Kızı - Iris Murdoch (Yarıyıl Reading Challenge 2017)

Benim ve katılan arkadaşlarımın listeleri için tıktık. Kitap önermeyi unutmayın :).

8. Birleşik Krallıkta geçen bir kitap

Bugün sizlere yine listede seçmediğim bir kitabı anlatacağım :). Yukarıdaki madde için Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresini seçtim ama gel gör ki bu kitabı okudum maddeye de uyuyordu, makine durur mu yapıştırdı hemen :). Valla azimliyim bitireceğim bu listeyi galiba :).

Eren'in blogunda çokça gördüğüm bir yazardı, fuarda sahafta görünce de alıverdim. Baskısı tükenmiş bir kitap (bknz.sahaf güzelliği). Yazara da başlangıç kitabım oldu. Kitap akıcı, olaylar hemen gelişiyor bu yönünü sevdim :). Beni hazırlıksız yakalayıp şaşırttığı da oldu :). Kitapta öyle olaylar oluyor ki yani bir Beni Affet veya Brezilya günlük dizileri tadında hissetmedim desem yalan olur :). O kadar şey üst üste oldu ki gülmeye başladım artık ve absürd bir yanı var gibi geldi ya da ben öyle sandım emin değilim ama güldüm okurken :). Dram ama anlatış şeklinden midir nedir, böyle güldürdü de yani :). Benim psikolojim mi bozuk okuyan varsa yorum yapsın, ona göre kendimden şüpheleneceğim :). Böyle eski bir dizi vardı Dallas diye ben izlemedim de, büyüklerimiz kimin eli kimin cebinde belli değil derdi biraz öyle bir durum vardı :). Belki de o güldürdü beni bilemeyeceğim, biraz spoilerı da verdik ama baskısı tükenmiş bulana kadar unutursunuz bence :).


Kitap Edmund amcanın annesinin ölümü üzerine eve dönmesiyle başlar, evden gitmesiyle sonlanır ama bu arada neler olur neler. Bu evde ölen annesi 'absent presence' der edebiyatçılar hatta karakter yoktur, ölüdür, uzaktır ama hala varmış gibi karakterleri, olayları etkiler. Yoktur ama vardır yani :). Burada da ölen anne Lydia yokluğuyla bile oğullarını hatta gelinini ve torununu etkiler. Edmund'u evde abisi, yengesi, büyüyen kızları, İtalyan kızı Maggie ve abisinin çırağı ve onun kız kardeşi evde bekler.  Edmund'un eve gelmesiyle "evin düzeni" bozulacak, karakterlere yeni yollar açılacaktır.

Kitabı genel anlamda beğendim. Akıcı, çabuk ilerleyen bir olay örgüsü vardı. Bazı altını çizdiğim yerler de oldu hoşuma giden. Yazarı okumaya devam ederim, önerilere de açığım hatta lütfen listemdeki dördüncü madde için benim listeme öneri yorumu yapın :). Önerilen kitaplardan anket açacağım, kazananı alıp okuyacağım :).

Kendinize iyi bakın, sanatla kalın :).

8 Haziran 2017 Perşembe

İsahag Uygar Eskiciyan Önerdi: Jose Saramago - Görmek (Konuk Yazar)

Merhabalar, nasılsınız :)? Bugün ilk kez ben değil blogumun ilk konuk yazarı sevgili İsahag Uygar Eskiciyan sizler için önerecek, çok heyecanlıyım :). Kendisiyle Instagram üzerinden iletişim kurdum, beni kırmadı ve bir öneri yazısı yazmayı kabul etti. Bu yazısında sizler için Jose Saramago'nun Görmek romanını önerdi. Umarım bu yazı da güzel bir serinin başlangıcı olur :).

Eskiciyan'ın mayıs ayında Sel Yayıncılık'tan çıkan son kitabı Konteyner Zaafı'nı yazdığımı şuradan hatırlıyorsunuz. Bugüne kadar bir roman, bir şiir ve üç öykü kitabı bulunan yazarın Aşağıdan Seveceğim Ülkeyi adlı şiir kitabıyla 2013'te Arkadaş Z. Özger İlk Kitap Ödülü, Metropol Ninnisi adlı öykü kitabıyla 2015 Selçuk Baran Öykü ödülünü almıştır. Konteyner Zaafı ise şimdiden ikinci baskıya girmiş. Eğer hala okumadıysanız ve öykü severseniz Konteyner Zaafı'nı sizlere öneririm. Lafı da fazla uzatmadan, yazara tekrar teşekkür ediyorum ve sizi onun sözleriyle baş başa bırakıyorum. Keyifli okumalar, edebiyatla kalın :).



Görmek.



Saramago’nun Körlük adlı romanı bu kez Işık Ergüden çevirisiyle bir süre önce Kırmızı Kedi Kitap’tan yayınlandı. Görmek romanının da Ergüden çevirisiyle tekrar yayına hazırlandığının haberini direkt çevirmeninden aldım. Bu haberi sizlerle kitabı hatırlatacak bir kısa metin eşliğinde paylaşmak istedim. Bu şekilde ben de romanı bir kez daha hatırlamış olacağım. Son zamanlarda seçimlerin ne denli saçma bir hâl aldığını malumunuz. Vekillerin, belediye başkanların, siyasetçilerin, gazetecilerin, yazarların tutuklu olduğu bir ülkede seçimlerde hile yapmasını da “en iyi biz biliriz.” Peki ya seçmenin gücü? Onu da Saramago işlemiş.

Nobel ödüllü yazar José Saramago’nun Görmek romanında adı bilinmeyen bir ülkenin adı bilinmeyen başkentinde yapılan seçimlerde halk sözleşmişçesine saat dörtte oy kullanmaya gider. Sandıklar açılıp oylar sayılmaya başlanınca oyların çoğunun “beyaz oy” yani herhangi bir parti ve adaydan yana tercih kullanmadıklarını okuruz kitaptan.

“Şurada burada gezip duran sözcükleri nasıl bir araya getireceğimizi bilebilseydik dünya belki daha yaşanabilir bir yer olurdu. Hor görülen sözcüklerin günün birinde bir araya gelebileceğine dair kuşkularım var, Benim de, ama düş kurmak bedava,[1]” (Son zamanların alıntı çılgınlığından dolayı kitaptan bir alıntı yapma konusunda kararsız kaldığımı itiraf ediyorum. Ama oldu işte.)

Yukarıdaki diyalog ise Görmek romanından. Saramago’nun 1994’te kaleme aldığı ve 1998’de yazara verilecek Nobel Edebiyat Ödülü’nün yolunu açan Körlük romanındaki “beyaz körlük” salgınından etkilenmeyen tek kişi olan doktorun karısı bu sefer Görmek romanında karşımıza çıkıyor diyalog ise komiserle aralarında geçiyor. Sandıklar açılıp oyların büyük bir kısmının beyaz oy olduğu ortaya çıkınca seçim bir hafta sonra yinelenir. Ama bu sefer beyaz oy oranı yüzde seksen üçe kadar yükselir. Hükümet yetkilileri, diğer partiler, bunu anarşist bir eylem olarak görür ve başkentin yerini değiştirmek, savunma ve emniyet güçlerini şehirden çekerek olası bir kaosla halkı cezalandırmak isterler ama sonuç tahmin ettikleri gibi olmaz. Devlet tarafından terk edilmiş eski başkent ülkenin en huzurlu ve olaysız yerine dönüşür. Romanın tamamında Saramago’nun büyük bir haz veren diliyle demokrasi, seçim, halk, hükümet eleştirini görürüz.

Portekizce aslından ilk defa çevrileceğini de eklemem gerekir.





[1] Görmek, José Saramago, s. 280, Can Yayınları, 2008, Çeviri: Aykut Derman

5 Haziran 2017 Pazartesi

Tek Kanatlı Bir Kuş - Yaşar Kemal (Yarıyıl Reading Challenge 2017)

Merhabalar :). Yarıyıl Reading Challenge'da sıradaki kitabım Şule'nin çekilişinden gelen seçtiğim bir kitap oldu. aslında kırmızı kapaklı bir kitap için iki farklı kitap söyleyip hangisini okursam dedim ama bu kitabı okuyunca bu da uyar dedim ve hemen listede değişiklik yaptım :). Şuraya tıklayarak meydan okumaya katılanların listesini görebilir, bize önerilerde bulunabilirsiniz (şahsen ben önerilerden anket açacağım) :). Gelelim kitabımıza :).

2. Kapağı kırmızı olan bir kitap


Yaşar Kemal'in bu kısacık romanını okurken tadı damağınızda kalacak, keşke daha uzun olsa diyeceksiniz. Girilemeyen ışığı yanmayan bir kasabaya atanan postane şefi ve karısının yeni gelenlerle beraber bir türlü kasabaya gitmeyen araçların geçip gitmesini izlerken bekledikleri bu kasabanın önünde kimse kasabaya gitmek istemez. Tren yolculuğundan kasabaya gelene kadar anlatılan bu kısacık romanı ben beğendim. Betimlemeler, insan ve doğa tasvirleri çok güzel. İnce Memed de hep okumak istediğim bir seriydi bu kitaptan sonra daha da bir heveslendim, bu sene okurum umarım.

Siz de Yaşar Kemal seviyor veya daha önce hiç okumadıysanız fikir sahibi olmak için bu romanı seçebilirsiniz. Daha önce de bir romanını okuduğum yurt içi ve yurt dışında birçok ödül kazanan usta yazarın ben de İnce Memed başta olmak üzere kitaplarını okumaya devam etmek istiyorum.

Öneri Makinesi'ni sosyal medyada takip edin.

Twitter
Tumblr
Instagram
Goodreads
Soundcloud

30 Şarkı Meydan Okuması Meydan Bükücüler

Herkese merhaba :). Dün meydan okumamızı bitirdik. Bir ay nasıl geçti anlamadım. Bu bir ayda birçok güzel şey oldu, yeni bloggerlar, yeni şarkılar ve isimler keşfettim. Yorum yaptım, dinledim, sevdim, hüzünlendim. Hayatımıza fon müziği olmuş şarkıları paylaştık, beraber dinledik. Ne mutlu ki bir sürü insan katıldı bu etkinliğe ve büyüdü bu alışveriş.

Katılan herkese tek tek teşekkür ediyorum. Başta benimle beraber hatta bazen benden daha da çalışkan, günü gününe yapan sevgili blogger arkadaşım canım Bonheur'a çok teşekkür ediyorum kendisi benimle başlayıp benimle bitirdi <3. Yine çok sevdiğim blogger arkadaşlarım Gözde ve Belle'ye  teşekkür etmek istiyorum müsaadenizle. Kendileri benimle başlayıp benimle devam ettiler, arada geç kalsalar da koşup yetiştiler, hala meydan okumaları devam ediyor aşağıdan bakabilirsiniz :). Beraber 30 günü 30 farklı şarkıyla tamamladık.

Tabi diğer blogger arkadaşlarım haftalık yaptı diye onları es geçtim saymayın, onlarda vakit darlığında bile haftalık veya yarı yarı yapıp beni kırmadılar. Koştular geldiler, hem yorum yaptılar hem dinlediler. Sevgili Momentos, Şebnem ve Mariposa. Onlara da çok teşekkür ediyorum. Bir de bu vesileyle tanıdığım yeni blogger arkadaşlar oldu, şarkılar paylaştılar hem de çok güzel. Hem blog hem de şarkı keşfi yapmış olduk onlara da tek tek teşekkür edeyim, onlar sadece meydan okumayla değil diğer yayınlarımı okuyup yorum yaparak da beni mutlu ettiler; sevgili Handan, Özlem, jihoo, Beyda, Ayşe Şule, Balthus, Ruhuna Renk Kat. Olur da arada kaçırdığım olursa kusura bakmasın ve lütfen yorumlarda belirtsin. Herkese çok teşekkür ediyorum katıldığı için nice meydan bükmelere :). Aşağıdaki bu meydan okumanın son listesidir, meydan okuma için artık yayın yapmayacağım için burada toplu bir şekilde dursun, devam eden arkadaşlarında şarkılarını gidip dinleyelim arada :).

30 Şarkı Meydan Okuması Katılanlar

Okuyan Muggle
Belle'nin Kütüphanesi
Mürekkeple Hayaller
Haykırarak Yazıyorum
Momentos
Handan
Kafka'ya Mektuplar
Beyda'nın Kitaplığı
Oytun'la Hayat
Yinebirgünbizböyle
Hayat Ağacı
Benim Blokum Bu
Ruhuna Renk Kat

Ve gelelim somut bir teşekküre, ben tüm katılan arkadaşlarımın son şarkılarını yani bizi bize anlatan şarkıları toparladım ve bir liste yaptım. Henüz devam edenlerinde ilk şarkılarını koydum. Bakalım biz bloggerları hangi şarkılar anlatıyor :). Bu da bu etkinliğin anısı olsun. Keyifli dinlemeler :).



4 Haziran 2017 Pazar

30 Şarkı Meydan Okuması #30

Ve geldik meydan okumamızın sonuna :). Bu yayında yine şarkımı paylaşıp gideceğim ama başka bir yayında bu meydan okumanın genel yorumunu yapacağım :). Dile kolay bir aydır yapıyoruz iki çift lafım olacak tabi :).

30. Sana seni anlatan bir şarkı

Bana beni en iyi Nina Simone anlatıyor. The Animals'dan bilenler de vardır ama Nina başka söyler :). O güzel sesi ve duruşuyla bu şarkıyla içimi dağlarken eşlik etmekten kendimi alamıyorum çünkü "Life has its problems and I get more than my share" :). Keyifli dinlemeler :).

"Baby you understand me now,
If sometimes you see that I'm mad,
Don't you know no one alive can always be an angel,
When everything goes wrong, you see some bad,
But I'm just a soul whose intentions are good,
Oh Lord, please don't let me be misunderstood"


Nina Simone - Don't Let Me Be Misunderstood


Yazın Okumayı Planladığınız 6 Kitap (Pazar 6'lısı)

Ayy yine güzel bir pazar altılısı. En sevdiğim şey okuyacağım kitapları seçmek ve almak :). Şu alışveriş sitelerinde sepete kitap seçmekle uğraşan, o siteden bu siteye koşan nerede kampanya var takip edip sürekli liste yapan kişi benim :). Zamanımın önemli bir kısmını bu uğurda harcayabilirim ki harcıyorum da :). Çok seviyorum kitap seçmeyi, bakmayı. Anlayacağınız gerçekte fuar,kitapçı ve sahaf gezmek kadar internette de bu tutkumu sürdürüyorum :). Okuyacak kitabımın olması bir şeyi değiştirmiyor çünkü ben her zaman daha fazla okuyacak kitap bulabiliyorum :). Ahhh okuyacak çok kitap var :). Yine de şikayetçi değilim :). Kitaplık Kedisi'nin bir sözü vardı çok hoşuma gitmişti; "Okunmayı bekleyen kitaplarımı asla bitiremeyecek olsam da (hesapladım ömrüm yetmiyor) hala kitap alıyorum." İşte kitap sevgimin özeti :). Gerçi çok (abartılacak kadar değil, mütevazı derecede) okunmayan kitabım olmasa da (eğer genç ölürsem durum farklı), ben de iflah olmaz bir kitap alıcısıyım :). Almayı, keşfetmeyi seviyorum; sanırım bütçem elverdikçe de devam edecek bu tutku :). Şimdi de sizlere işte bu okunmayı bekleyen kitaplarımdan bir liste yazacağım.


1. Faust - Goethe


Çok sevdiğim bir hocamın önerisiyle okumak istediğim bir kitap ama Goethe de zaten okumak istediğim bir yazar. Kitaplığmda bulunan bu güzel eseri hemencecik okumak istiyorum zaten yakın zamanda okumak planlarım arasındaydı :).

2. Richard Brautigan'ın Okumadığım Tüm Kitapları


Ahhh resmen yazarla aşk yaşıyorum, çok sevdim elimde ne varsa hepsini tükettim kalanları da hemen alıp okumak istiyorum. Hatta bir tanesini sipariş ettim bakalım ne zaman gelecek (gelmedi). Bazı kitapları da satış dışı, tükenmiş :(. Onları da sahaflarda arıyorum :). Brautigan kitapları şu an elimde yok, kitaplar gibi elimde değil ama bu yaz okumadığım kitabı kalmasın istiyorum :).

3. Junky - William S. Burroughs


Bir diğer Beat kuşağı yazarlarından Burruoghs. Beat kuşağını sevince ardı arkası kesilmiyor ben de devam ediyorum. Bu kitap da okunacaklar listesinde bekliyor. Umarım diğer okuduğum Beat yazarları kadar severim :). Şöyle bir fikrim var, tüm beat kuşağı yazarlarını okuyup daha sonra bu kuşak hakkında kitaplar okumak gibi. Onları çok merak ediyorum, ne yer, ne içer, ne okurlar neden bu akıma yöneldiler vesaire :).

4. İtalyan Kızı - Iris Murdoch


Ayy seçenekler azalıyor ve benim daha bissürü bisssürü okumak istediklerim var ne olacak şimdi. Neyse sıradaki kitabımızın arada kaynamasına izin vermeyip tekrar kitaba döneyim. Yazarı özellikle Eren'in blogunda çok görüyordum sahafta bulunca da alıverdim :). Arka kapak yazısı fazlasıyla merak uyandırıcı. Umarım bu kitap da su gibi akıp gider, tadı damağımda kalır :). Hatta Yarıyıl Reading Challenge'mda bu kitabı önce okursam listeye bir maddeye ekleyebilirim çünkü uyuyor :).

5. Karakter Taciri - Şebnem Şenyener


Yıllardır kitaplığımda durur ama hiç yeltenemedim okumaya nedense. Bir de hiç yorumunu da görmedim. Okuyanlarınız varsa yorumlarınızı bekliyorum çünkü okumam için bir desteğe ihtiyacım var gibi hissediyorum :). Can Yayınları'nın beş lira kampanyasının ilk dönemlerinde aldım, hala bekliyor :).

6. Sırça Fanus - Sylvia Plath


Çeviri şiirlerini okuduktan sonra biraz uzak durduğum bir yazar. Bu kitabı da çok sevilenlerden, şiir kitabıyla beraber aldım beni bekliyor ama yaz için uygun seçim olmayabilir :). Bir de bu aralar en iyi hallerimde olmadığımdan elime almaya çekinsem de yine de bir okuyasım da var :). Karışık haller yani.

İşte benim okumak istediğim kitaplardan bazıları. Siz neler okuyorsunuz? Bu kitapları okunuz mu? Hangileriyle ilk başlamalıyım? Önerilerinizi ve yorumlarınızı merak ediyorum. Güzel bir yaz geçirelim, mutlu kalın :).

3 Haziran 2017 Cumartesi

Konteyner Zaafı - İsahag Uygar Eskiciyan (Yarıyıl Reading Challenge)

Merhabalar, bugün bu challenge kapsamında okuduğum bir kitabı yazmak için yine buradayım :). Listeden okuduğum ikinci kitap 2017'den bir kitap okumamızı isteyen 6. maddeydi ve ben Mayıs ayında Sel Yayınları'ndan çıkmış Konteyner Zaafı'ını seçtim :). İyi ki seçmişim yeni bir yazar tanıdım. Birazdan ondan bahsedeceğim ama meydan okumadan da kısaca bahsedecek olursak katılımlar artıyor ve ben de mutlu oluyorum, yeni yazarlar kitaplar keşfediyorum listelerinizde :). Şuraya tıklayarak siz de katılan bloggerların listelerine göz atabilir öneri yapabilirsiniz (misal benimkine çünkü listede anket açıp en çok oy alanı alıp okuyacağım 2017 bitmeden umuyorum :). Sağ en üstte de güncel bir anketimiz var katılım çok az, eğer siz de oylarsanız bana yardımcı olabilirsiniz. Şimdiden teşekkür eder kitabıma artık geçmek isterim.



6. 2017'de çıkan bir kitap

İdefix'te kargo bedava varken ben de merak ettiğim bir kitapla bu kitabı hemen sepete attım. Richard Brautigan kitabı da vardı ama sipariş hala hazırlanıyor diyor, kitap ise şu an tükenmiş gözüküyor! Bakalım nasıl bir çözüm ile gelecekler ya da çözüm olacak mı merak ediyorum. Bunun dışında iki kitap elime geldi ve önceki alışverişimde küçük yıpranmalar vardı bu seferkiler tertemiz ve hızlı geldi.

Bu kitabı seçme nedenim de kapağının büyük etkisi vardı bir de arka kapak yazısı :). Kaktüsü figür olarak çok seviyorum, kendim de bir şeyler yapıyorum. Farklı şekilleri ve renkleriyle çok güzel görünüyor. Kitapta da gerçekten kaktüs karakteri hatta karakterleri var, el falan öpüyor :). Yeri geliyor çocuk oluyor :). Bu yüzden arka kapak yazısındaki "kara mizah ve alegorik" tanımlamalarını karşılıyor :).

İncecik bir kitap 74 sayfa. İçerisinde 14 kısa hikaye var. Zaman zaman rahatsız edici zaman zaman ise güldüren hatta çok güldüren bir kitap oldu. Yazarın yazar olarak öykülerde varlığını hissettirdiği hikayeler var hatta bence bazen çokça var. Daha az olmasını tercih ederdim ama bazı hikayelere o kadar yakışmış ki hoşuma da gitti. İçinde çok sevdiğim öyküler oldu. Çok güldüğüm. Siz de eğer öykü seviyorsanız bu kısacık öykü kitabını öneririm, bir saat olmadan bitirebileceğiniz alegorik anlatıma sahip mizah dolu güzel bir kitap.

video

Yazarın daha önce ödül almış ve Alakarga Yayınları'ndan çıkmış kitapları da var, şiirleri de. Alakarga sıkça denk geldiğim bir yayınevi, öykü türünde özellikle. Birkaç yazar daha biliyorum Alakarga'dan başka yayınevlerine geçen. Güzel isimler çıkıyor bir ara yayınevine de eğilmek lazım, güzel keşifler yaparız gibi :). Sel'i zaten sevdiğimi şuradan biliyorsunuz. Ben yazarın diğer kitaplarını alır okurum, bu vesileyle de tanışmış olduk. Siz de eğer kararsızsanız şu linkten kitabın ilk hikayesini okuyabilirsiniz. Kitap şimdiden ikinci baskıya girmiş :), Sel Yayınları Haziran'da yeni çıkanlarda paylaşmış, ne diyelim yolu açık olsun :). Ben de sanırım bu ilk baskıyı alan sayılı kişilerden oldum :). O zaman sağlıcakla,edebiyatla kalın :).


Öneri Makinesi'ni sosyal medyada takip edin.

Twitter
Souncloud
Instagram
Tumblr
Goodreads

30 Şarkı Meydan Okuması #29

Vauvvv sondan bir öncedeyiz :).

29. Çocukluğundan hatırladığın bir şarkı

Aşağıda paylaşacağım şarkı ben iki yaşımdayken (annemin anılarından alıntıdır) baştan sona ezberleyip söylediğim bir şarkıdır. Evet hala hatırlıyorum. Baştan sona ezbere biliyorum. 90'lara selamlar. Teşekkürler. Saygılar :).


Burak Kut - Benimle Oynama


2 Haziran 2017 Cuma

30 Şarkı Meydan Okuması #28

28. Sesini çok sevdiğin şarkıcıdan bir şarkı

Patti Smith bu listede yine olmazsa olmaz, o kendine özgü karakteristik sesiyle zaten ne söylese dinleriz de aşağıdaki bir özel sanki :). O yüzden şimdi hep berarber "succchhh a perfect dayyyy" :):):).

"Just a perfect day,
You made me forget myself
I thought I was someone else
Someone good"

Patti Smith - Perfect Day

1 Haziran 2017 Perşembe

30 Şarkı Meydan Okuması #27

27. Kalbini kıran bir şarkı 

Kalbimde kırılmadık yer mi bıraktılar sanki, beni bu şarkılar mahvetti :). Resmen kalbimi kırmazsa dinlemiyorum gibi bir durum var :). Bu seçtiğim şarkı da her dinlediğimde ağlama isteği uyandıran bir şarkı. Arkasında yatan hikayesi, Hüsnü Arkan'ın buğulu sesi, müziği off offf. Bir de bonus var şurada :).

"Tek bir haber bile çıkmasa uzaklardan,
Saçma da olsa bekleyişin,
Yalnız sen olsan bile bekleyen beni,
Bekle beni"

Ezginin Günlüğü - Bekle Beni

31 Mayıs 2017 Çarşamba

30 Şarkı Meydan Okuması #26

26. Aşık olmak istemene yol açacak bir şarkı

Daha hareketli bir şarkı seçtim aslında ama bu şarkı daha etkili sanki :). Çok seviyorum ya bu şarkıyı, bunları yaşamak için üst boyuta geçmek gerekiyor herhalde :).

"Bana baktı, içimi gördü,
Ruhumu sardı, ilk kez.
..
..
..
Zaman aktı gitti ben hep izledim,
Seni."


Nekizm - İlk Kez

30 Mayıs 2017 Salı

Sevgili Güllük #35 (Birkaç Duyuru)

Merhabalar, bugün blog ile alakalı küçük hatırlatmalar yapmak istiyorum :). Her zamanki gibi önce müzik;






Şu an bu blogda;

- Yarıyıl Reading Challenge devam ediyor; katılmak için buraya; bana kitap önermek ve ankete önerdiğiniz kitabı ekletmek için de buraya tıklayıp yorum yapabilirsiniz :).

- Sağ tarafta en üstte küçük bir anket açtım, en sevdiğiniz Öneri Makinesi yayınlarını seçerek bana favori yayınlarınızı anlamamda yardımcı olabilirsiniz.

- Sağ alt tarafta Öneri Makinesi'nin diğer sosyal medya hesaplarına, başlıkla alakalı hareketli resimlere tıklatarak ulaşabilir, takip edebilirsiniz; oralarda da buluşalım :).

- 30 Şarkı Meydan Okuma'mız son günlerinde olsa da devam ediyor, hala şuradan soruları cevaplayıp hızlandırılmış şarkı listenizle katılıp, bize yetişebilir, büyük listeye girebilirsiniz :).


Tam blog günlüğü oldu bu yayın, o zaman sanatla kalın efenim. Güzel günlerde görüşmek dileğiyle :).

30 Şarkı Meydan Okuması #25

25 . Artık hayatta olmayan sanatçıdan bir şarkı

Bu listede Elliot Smith olmazsa olmazdı ama keşke bu başlık altında olmasaydı :(. O da zamansız veda edip bizi çok ama çok üzenlerden. Çok seviyorum. Tüm şarkılarını seviyorum. Hepsi de kalbimi kırıyor. Güzel şarkılarından sadece bir tanesini paylaşıyorum, sevgiyle...


"I'll make you okay,
And drive them away
That images stuck in your head"

Elliot Smith - Between the Bars


29 Mayıs 2017 Pazartesi

Sombrero:Bir Japon Romanı - Richard Brautigan (Yarıyıl Reading Challenge 2017)



Merhabalar :). Reading Challenge'mın ilk kitabını, dokuzuncu maddeye karşılık okudum, çok mutluyum :). Listenin tamamı için buraya, benim seçtiklerim için buraya tıklayabilirsiniz :). Ayrıca bana 4. madde için yorumlarınızda kitap önermeyi unutmayın, bakın burada :). Ben de söz verdiğim gibi okudukça tek tek incelemesini yazacağım bu kitapların. Yandaki ankette en yüksek oy alanlardan incelemeler itirazınız varsa anket sağda, sevdiklerinizi seçmekte zorlanmayacaksınız çünkü birden fazla da tıklayabilirsiniz :).

9. Kapağında kadın olan bir kitap

Bu kitaptan önce elime Stephen Hawking'in Zamanın Kısa Tarihi'ni aldım. İki günde ancak iki bölüm okuyup elim gitmeyince okuma hızım düşmeden hemen hızlandırayım diye elime bunu aldım ve Brautigan resmen hızır gibi yetişti, hemen okudum, bitirdim :). Yazarın okuduğum bu dördüncü kitabı. Fuarda aldım kitaplarını ve kitapların her birini bir günde bitirdim ama yine bu en fazla 2-2.5 saattir. Okuduklarımdan biri daha uzun sürdü, uzun sürdü dediysem on - on beş gün değil 2 üç gündür,  ama teknik aksaklılardan yoksa o da diğerleri gibi hemencecik biterdi :). Yani makine anlatıyorsun da amacın ne diyorsanız, akıcı arkadaşlar akıcı. Akıcı, sade bir dili var yazarın. Kısa kısa anlatıyor derdini. Bölümler kısa hemen akıyor, sonra ne oluyor sonra ne oluyor derken bir bakmışsınız kitap bitmiş.

Bu kitaba gelirsek postmodern akımının hissedildiği bir kitap. Şöyle ki; siz yazarsınız bırakırsınız ama hikaye devam eder. İşte postmodern akımının bu anlayışı kitaba yansımış, Brautigan'ın kendi de belirtiyor zaten kitapta. Bahtsız Amerikalı komedi yazarımız Japon sevgilisinden ayrılmıştır ve bunun acısıyla başladığı hikayeyi yazmayı bırakır ama biz hikayenin devamını okumaya devam ederken hem yazarın hem de sevgilisinin hikayelerini de okuruz. Birbirinden bağımsız bu hikayeleri aslında üç ama diğer ikisi birbirine bağlı art arda okuruz. Karışık oldu dimi ama hiç değil :). Bir süre sonra alışıyorsunuz ve kitap akıp gidiyor :). Yazarın bu hikayesinin nedeni de soğuk bir sombrerodur. Sombrero Meksika şapkası olarak bilinir, büyüktür ve sahibini güneşten korur ama bu sombrero öyle masum, yararlı bir sombrero değil Amerika'yı savaş alanına çeviren - 24 derecelik soğuk bir sombrerodur.

Bir yandan sombreronun yaptıklarını bir yandan komedi yazarımızın trajikomik hikayesini diğer yandan Japon eski sevgilinin rüyalarında gezinirken hem gülecek hem de zamanın nasıl geçtiğini anlamayacaksınız :) Kitaba beş üzerinden yıldızlı beş veriyor diğer kitaplarını da sabırsızlıkla hemen okumak istiyorum :).

Kitaplarının bazılarında bu kitapta da olduğu gibi alt başlıklar var. Ben çok seviyorum onları; etkileyici, albenisi olan alt başlıklar. Kitap hakkında iddialı ama bilgilendirici oluyorlar.

Okuduğum diğer kitaplarını da anlatacağım. "Richard Brautigan Sevmek" yazımı okudukça güncelliyorum, onu da hazır olunca paylaşacağım. Çok sevdiğim için sizin de okumanızı istiyorum bu yazarı. Beat kuşağındandır, sevenler okusun, sevmeyenler de şans verebilirler :). Şu an elimde hiç kitabı kalmadı, bir boşluğa düşeceğim gibi :(. Lakin yakın zamanda diğer kitaplarını da tamamlayıp okumak istiyorum. Edebiyatla kalın :).

30 Şarkı Meydan Okuması #24

Merhabalar :). Listemizde son düzlükteyiz, artık 30 ŞMO geçmişte kalan güzel anılarımıza doğru yol alıyor :). Bize de şu son şarkıların tadını çıkarmak kalıyor :). Şu aralar sizin şarkılarınızı yayınlarıma ekleyemiyorum, umarım darılmıyorsunuzdur :). Ancak kendiminkini yayınlayıp kaçıyorum. Bakıyorum yine güzel seçimler paylaşıyorsunuz, severek dinliyorum. İyi ki katılmışsınız <3. Bu arada reading challenge var devam eden aşağıdaki linkten inceleyebilir, katılabilirsiniz. Listelerinizi ve önerilerinizi bekliyorum. Önerilerinizden anket açıp en çok oy alanı alıp okuyacağım. Öneriniz için tıktık. Reading Challenge'ın tamamı için tıktık.

Gelelim bugünün şarkısına;

24. Dağılmamış olmasını dilediğin gruptan bir şarkı

Böyle gruplar var keşke yine müzik yapsalar dediğim ama aralarında biri var ki hem benim için hem de Türkçe indie için önemli isimlerden Sakin. Grubunun dağılması beni en çok üzen dağılmalardan biridir. Bu konu hakkında bir yazı yazıp kenara koydum bir ara düzenleyip yayınlarım. Seçmesi zor güzel şarkılarından lakin şimdilik Sakin şarkılarından sizler için iki tanesini paylaşayım bir hareketli bir slow, havamızı bulup bir kez daha dertlenelim niye dağıldılar diye :). Hem bu işler belli olmaz dağıldı deriz bir bakarız albüm yapmışlar, umut güzel şey be :)

"Akşam oldu boş bir oda
Ben aynı yerdeyim hala
Durdu diyorlar zamana,
Çünkü sen yoksun

Gün dün oldu,
Gel yarına"

Sakin - Gel Artık



"Aşk bir kaza dedin,
Bizse sağ kurtulduk"

Sakin - Edepsiz Komedya

28 Mayıs 2017 Pazar

30 Şarkı Meydan Okuması #23

23. Herkesin dinlemesi gerektiğini düşündüğün bir şarkı

Yine çokça dinlemenizi istediğim şarkı var ama bunları zaten liste yapıp blogda yayınlıyorum genelde :). Sofar benim için güzel bir keşif kaynağı. Bu yüzden bu madde için Sofar'dan bir isim paylaşmak istedim. Daha önceki Sofar listelerinin

birincisi için tık,
ikincisi için tıklayabilirsiniz.

Bugün de Sofar'dan bir düet paylaşmak istiyorum. Bir süre dünya büküldü diye etrafta gezebilirsiniz uyarmadı demeyin :). Keyifli dinlemeler :).

"Öğrendiğim tek bir şey varsa 
O da okuldan değil,
Ormanın tam ortasından"

Biz + Nilipek - Dünya Büküldü