yalçın tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yalçın tosun etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Nisan 2017 Çarşamba

Sevgili Güllük #29

Bugün iki sevdiğim yazarın kitabı elime ulaştı. Özellikle Yalçın Tosun'un kitabını çıktığından beri almak istiyordum, bir diğer sevdiğim yazarın kitabı da çıkınca ikisini de almak şart oldu :). O yüzden kargonun diğer kitaplarla beraber gelmesiyle çok sevindim, her ne kadar çoğu kitapta küçük hasarlar olsa da sabırsızlıkla okumak istediğim kitaplar elimde. Bu kitaplar başta olmak üzere sırayla okuyup blogda paylaşmayı planlıyorum :).

Şimdilik önceki Yalçın Tosun Sevmek yazım için buraya, Alper Canıgüz Sevmek yazım için ise buraya tıklayabilirsiniz. Edebiyatla kalın :).



3 Nisan 2016 Pazar

Hikayeler #1

Merhabalar :). Uzun zamandır aklımda olan bir listeydi öykü kitapları listesi ama dünyanın en üşengeç insanı olmak, bu markayı korumak bilirsiniz ki öyle kolay olmuyor. O yüzden bugünlere kaldı. Bu listenin tek kalmasını istemediğim için orada vol1 yazısını görüyorsunuz. Benim sanırım en sevdiğim edebi tür öykü. Meşakkatli bir iştir, her yiğidin harcı da değildir öykü yazmak. Kısa deyip geçmemek lazım. Şimdilik yedi tane kitap önerisi yapacağım ama mutlaka devamı gelecektir. Hem yedi kitap benim beğendiğim öyküler için yetmez hem de yenilerini okudukça bu liste gelişecektir. Sizin de beğendikleriniz varsa yorum yapın, beraber okuyalım :). Ahh!! Tabi ki, fon müziksiz asla :).
(Bir güncelleme yaptım ve daha önce hazırladığım yol şarkıları listemi size fon müziği olarak koydum, keyif alın :))




1. Ömer Seyfettin - Yüksek Ökçeler


Ömer Seyfettin'in en sevdiğim kitabıdır herhalde. Bir kez okulda daha sonra kardeşimin eve okumak için getirip elinden alıp bir kez daha okumamla iki kez okudum kitabı. Getirin yine okurum. Aslında bu kitabı koyma sebebim iki öyküsüdür. Lokanta Esrarı ve Yüksek ökçeler Hiçbir şeyin göründüğü gibi olmadığını kanıtlayan bu öyküler nedense hep hoşuma gitmiştir :).

2. Yalçın Tosun - Anne, Baba ve Diğer Ölümlü Şeyler/ Peruk Gibi Hüzünlü


Zaten daha önce de Yalçın Tosun Sevmek adlı yazımda alıntılarıyla anlatmaya çalıştım. Son kitabı da dahil Tosun'un bütün kitaplarını, tarzını sevsem de bu iki kitabı ayrı seviyorum ama hepsi çok güzel alın okuyun :).

3. Ahmet Ümit - Aşk Köpekliktir


İlk Ahmet Ümit kitabım, polisiyeyi çok sevmeme rağmen yazarın bu kitabıyla başlamam da işin komik yanı. İyi ki başlamışım çünkü çok kısa bir sürede okudum. Akıcı ve çok güzeldi. Hala aklımda kalan, beni etkileyen öyküler vardı içinde. Ben baya olumsuz yorum da okudum kitap hakkında ama ben baya beğendim. 

4. Sevgi Soysal - Tante Rosa


Yani ne desem ne yazsam boş, çok ama çok güzeldi. Roman olarak geçiyor sanırım ama on dört kısa hikayenin birbirine bağlanmasıyla oluşan bir kitap o yüzden bu listede de olmasını istedim. Kısacık bir zamanda bitirdim elimden bırakamadım. Sanırım övmekten başka pek bir şey yazamayacağım o yüzden siz en iyisi alın okuyun.

5. Ahmet Büke - Çiğdem Külahı/ Kumrunun Gördüğü


Ahmet Büke çok ödüllü öykü yazarlarından :). Kendisinin "Rüzgarın Hatıraları" filminin senaryosunda da imzası var, oradan da hatırlayanınız olabilir izlediyseniz. İtiraf ediyorum kitaplarını D&R Can Yayınları kampanyası sırasında aldım :). Ama iyi ki almışım çünkü bu iki kitapta hemencecik bitti. Bir kitabı daha var elimde hala okumadığım o da sırasını bekliyor. Bu kitaplara gelecek olursak deniz tuzunun tadını alabileceğiniz çoğunlukla Ege'de geçen hikayeler. Şu an kitaplar yanımda olmadığı için hangisindeydi hatırlamıyorum ama bir hikayesi var ki tam kısa filmlik. Öyle ki hayallerimden biri o öyküyü kısa filme çekmek. Yani diyorum ki okuyun, okutturun mutlaka şans verin bu yazara :).

6. Yusuf Atılgan - Bütün Öyküleri


Aylak Adam'ın yazarı Yusuf Atılgan'dan bu öyküleri okumanızı tavsiye ediyorum. Eminim "Aylak Adam'ı" severler bu öyküleri de çok sevecektir. Zaten kısacık olan bu kitabı hemen tüketeceksiniz. 

7. Mine Söğüt - Deli Kadın Hikayeleri


Mine Söğüt benim çok çok sevdiğim bir yazar. "Beş Sevim Apartmanı"'da en sevdiğim kitabıdır. O roman diye geçiyor ama içinde (yanlış hatırlamıyorsam sayısı ondu) on kısa hikayeden oluşuyor da diyebiliriz. Bu kitabıda da çok güzel ve rahatsız edici :). Genel olarak kitaplarında rahatsız edicilik vardır ve kolay okunamayabilir. Bu arada madem burası şahsıma münhasır bir blog bir anımı da paylaşmak isterim :).

Mine Söğüt'ün geçmiş yıllarda burada hem söyleşi hem de imza günü oldu ben de aldım elime kitabını gittim koşa koşa :). Güzel bir söyleşiydi ve "Deli Kadın Hikayeleri" kitabıyla alakalı söylediği sözler hala aklımdadır. Eksik veya yanlışım varsa şimdiden affetsin :). Biliyorsunuz ki bu kitapta yazarın eşinin resimleri yer alır her hikayede ve sanki hikayeler için çizilmiştir o resimler. Bununla alakalı şöyle bir şey söylemişti. Planlı olarak o resimler bu hikayeler için çizilmedi. Birbirimizden habersiz aynı zamanlarda; o resimleri çizdi, ben bu hikayeleri yazdım ve o kadar uyumlu oldu ki aslında dertlerimizin, düşüncelerimizin ne kadar aynı olduğunu anladık.

Evet sevgili okur, işin özü bu :). Umarım sizin de aynı dertleri, mutlulukları, heyecanları paylaştığınız insanlar karşınıza çıkar da böyle mutlu olursunuz hep deyip güzel bir mesajla da bu yazıyı bitiriyorum, kendinize iyi bakın ve sevgiyle kalın :).

29 Temmuz 2014 Salı

Yalçın Tosun Sevmek



Kimdir? 1977 Ankara doğumlu Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, İstanbul Bilgi Üniversitesi’nde öğretim üyesi; Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler, Peruk Gibi Hüzünlü ve Dokunma Dersleri kitaplarının sahibi; Notre Dame de Sion ve Sait Faik Hikâye Armağanı ödüllerine sahip güzide bir abimiz.


Neden seviyorum? Yukarıdaki bilgiler kitabın ilk sayfasından edindiğim bilgiler. Asıl konuya gelirsek neden Yalçın Tosun okumayı sevdiğime dair size özetle birkaç sebep vereyim. Bir kere kitapların adı çok güzel ve orijinal.  Hiçbir bilginiz olmasa bile kitabı elinize aldığınızda Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler adını gördüğünüzde bu neymiş diye bakmadan geçemezsiniz. İkinci sebep herhalde yazarın kendisinin dediği gibi “utangaç, kenarda kalmış, sesi az çıkan çocuklara hayatın vermediği söz hakkını öykülerinde vermek istemesi” (söz konusu alıntıyı içeren röportajın linki aşağıda). Yani bir nevi Robin Hood J.  Sanılmasın ki mutlu sonlar var bu kitaplarda. Kitaplara genel olarak bir hüzün hâkim. Dediğimiz gibi karakterler hayatın onlara iyi davranmadığı, klişelere uymayan kişiler. Doğal olarak toplum tarafından hoş görülmeyen, dışlanan kişiler. Öyle güzel anlatır ki hikayelerin gerçekliği sizi rahatsız eder. Anlatım dili güzel ve akıcıdır bir an bile sıkılmazsınız. Öyküler kısa, kitaplar ince o yüzden okumalara doyamıyorsunuz ve öykülerin sonunda her zaman düşünmek için zamana ihtiyacınız oluyor. Benden bu kadar biraz da kitaplardan alıntılarla Yalçın Tosun anlatsın öykülerini.

Anne, Baba ve Diğer Ölümcül Şeyler





-          “Akıl hastanesinde yattım ben Tülin. Aşk yüzünden delirdim. Bir insanın daha büyük bir başarısı olabilir mi? “ (Kale Direği)

Peruk Gibi Hüzünlü



-          “Her şey her zaman olduğu gibi insanın kendisiyle ilgiliydi işte, kendisiyle ve hissedip söyledikleriyle. “ (Beyaz Sabun)

-          “Birden çocukken en sevdiği rengin sarı olduğu aklına geldi. Bu hatırlayış şaşırttı onu. Nasıl da değişiyordu insan zamanla. Uzun zamandır kendini solgun gösterdiğini düşündüğü sarıdan hiç hoşlanmıyor ve bu rengi üzerinde taşımak istemiyordu. Çocukken böyle şeyler düşünmüyordu insan ne de olsa. Güdüleri ve beğenileri üçüncü kişilerin gözüyle kirletilmiş olmuyordu henüz. Mutluluğun aranan bir şey haline henüz dönüşmediği zamanlardı onlar.” (Bir Gök Bakımlık)

Dokunma Dersleri



-          “Dersimdin çalıştım, parmak uçlarına kadar ezberledim seni.”(Damdaki)

-          “Sözcükleri tozlanmasın diye özenle paketleyerek rafa kaldırma sanatıdır evlilik.”(Bir Kocanın Gizli Defterinden)
      
     Bonus :  Yazarı Mabel Matiz sayesinde tanıdım, Peruk Gibi Hüzünlü kitabındaki aynı adlı şiiri bestelemiştir. İşte sözler, işte şarkı.


çocuklar tekinsizdir
annelerse uçurum
olur olmaz,olur olmaz düşürür
bitmemiş her sevişme
paslı bir iğne gibi

doğrudan, doğrudan kalbe yürür
söz bitimi gibidir
odanın her köşesi
bi kuşatma büyütür
gece sona ermeden
peruk takan birini öpmezsem
yaram büyür
gece sona ermeden
peruk takan birini öpmezsem
yaram büyür




İlgili link : http://www.okuryazar.tv/yalcin-tosun-dokunma-derslerini-anlatiyor/