dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

28 Mayıs 2017 Pazar

Yazınıza Renk Katacak 10 Mini Dizi

Bu yaz tatile gidemiyor musunuz? Arkadaşlarınızın deniz kum güneş fotoğraflarını beğenmekten sıkıldınız mı? Herkes gezerken siz çalışmak zorunda mısınız? Üzülmeyin! Öneri Makinesi ayağınıza geldi, yazın ne yapacağım derdine son. Sıkıntınızı giderecek 10 farklı tarif burada. Tükenmeden alın :).

Merhabalar, her yazıya böyle halı, kilim, paspas ayağınıza geldi; yolluklarınıza overlok yapılır tarzında giriş yapsam nasıl olur? Bu kadar goygoy yeter siz de diyorsanız konumuza dönelim :). Biliyorsunuz ki yaz geldi ve bizim için güzel de bir tema izleyip okumak için. Yazı siz de evde veya çalışarak geçireceksiniz ya da tatile daha çok varsa günlerinizi bir nebze olsun güzelleştirecek, size evde olduğunuzu unutturacak 10 mini/midi dizi önermek isterim :). Yine yukarıdaki yazıya benzedi insan moda girdi mi çıkamıyor herhalde :). Mini diziler yaz için ayriyeten biçilmiş kaftan. Hem sizi sıkmadan hem de film tadında az bölümlü sezonlarıyla fazla zamanınızı da almadan güzel vakit geçirmenizi sağlıyor. Hele ki sonunda ne oluyor ya da ben uzun uzun dizi izleyemiyorum diyenlerdenseniz sonu için çok da fazla beklemeniz gerekmeyecek (eğer bir Sherlock değilse:)). Bir başladınız mı diğer bölüme geçmek için çok beklemeyeceğiniz işte güzel mi güzel on dizi.

1. The Night of (2016)



Polisiye türünde güzel sürükleyici bir yeniden yapım. Geceyi birlikte geçirdiği  kızın vahşice öldürülmesinden suçlanan üniversite öğrencisi Nasir'in mahkeme sürecini, ailesini, hapisteki yaşamını ve toplumun ön yargılarını izleriz; ayrıntılı yorumumu şuradan okuyabilirsiniz. Bir başladınız mı bırakamayacağız dokuz bölümden oluşan bu diziyi özellikle türü sevenlere öneririm :).

2. Big Little Lies (2016)



Reese Witherspoon, Nicole Kidman, Alexander Skarsgard, Shailene Woodley gibi film yıldızlarından oluşan kadrosuyla sizi çekecek bu mini dizi bir kitap uyarlaması. 3 farklı kadının yaşam mücadelesini ve her gün nasıl sorunlarla boğuştuklarını anlatan bu dizi sizi etkisi altına alması uzun sürmezken, güzel şarkıları ve manzarasıyla da büyülemeyi ihmal etmeyecek :). Bu açıklama bana yetmez biraz daha bilgi ver diyorsanız burada daha fazlasını bulabilirsiniz :).

3. Feud (2017)



60'lar Hollywood'una gidiyoruz. "What Ever Happened to Baby Jane" filminin yapım sürecine. Dönemin iki rakibi Joan Crawford ve Bette Davis'in entrikalarla dolu film sürecini, geçmişle hesaplaşmalarını, nasıl şirketler ve yönetmenler tarafından kullanıldıklarını anlatan bu dizi sizi sekiz bölümüyle Hollywood'un diğer yüzlerini ve kadının yerini bir kez daha düşündürecek. Siz bu bölümlerle dizinin keyfini sürerken biz de ikinci sezonun başlaması için sabırsızca beklerken sizin için yanımızda yeriniz hazır olacak :). İncelemesi için sizi buraya alalım.

4. And Then There Were None (2015)



Agatha Christie'nin "On Küçük Zenci" romanını bilmeyeniniz yoktur. İşte o filmin BBC tarafından birebir uyarlanmış bu mini dizisi gerilim türünü sevenler için biçilmiş kaftan. Issız bir adada çeşitli yerlerden çeşitli sebeplerle çağrılmış on farklı kişinin tek bir ortak noktası vardır. Bu ortak nokta onları bu ıssız adadaki malikaneye hapseder ve unutmak istedikleri geçmişleri ile yüzleşmek zorunda kalırlar. Özellikle kitabı okumadıysanız soluksuz izleyeceğiniz bu dizi hakkında detaylı yorumum için tıktık.

5. 13 Reasons Why (2017)



Sonunda kız ölüyor. İşte sonu bildiğimiz bir hikayeyi bize ölen kızın gözünden anlatan bu dizi lisede geçse de sadece genç kesime hitap etmiyor. Neler olup bittiğini merak edip başrol Clay'in aksine art arda izleyeceksiniz. Her bölüm en az bir şarkı keşfiyle de sizi mutlu eden dizilerden. Detaylı yorumum şurada ve dizide hikayede eleştirdiğim bir kısım vardı o da Clay'in tek tek kasetleri dinlemesi ve hesap sorması ama kitaptan uyarlama bu dizide kitapta gerçekten bir günde dinliyormuş. O yüzden siz de bu noktaya takılırsanız orijinalinin öyle olduğunu bilip dizinin tadını çıkarın :).

6. Sherlock (2010-)



Bitti mi bitmedi mi derken biz Sherlock severlerin "bitmedi"'ye olan inancımızla sizlere bu diziyi öneriyorum. Psikopat değil sosyopat; aşırı zeki bunun getirdiği ukalıkla sözünü sakınmayan modern zamanın Sherlock'una bir şans verin :). Sizi hem güldürecek hem de cinayet çözecek. Bir de ezeli düşmanı kendisi kadar zeki azılı suçlu Moriarty ile olan kapışması var ki sizi daha da diziye bağlayacak. İzlediyseniz burada, şurada ve orada son sezonu yorumladım. Eğer hala izlemediyseniz şanslısınız çünkü bir sezon için iki yıl beklemediniz, keyfini çıkarın :).

7. Black Mirror (2011-)



2 sezonla bitti derken gelen taleplere kayıtsız kalmayıp 3. sezonu da yayınlayan her bölümü birbirinden bağımsız, farklı yönetmenler tarafından çekilmiş bu bilim kurgu dizisini türü sevmeseniz bile çok seveceğinize eminim. Her bölümüyle ağzınızı açık bırakan yok artık dedirten bir dizi. Size farklı bir bakış açısı kazandırıp distopik bir geleceği önünüze seren bu dizi izlemeye değer.

8. The Night Manager (2016)



İki İngiliz beyinin; Hugh Laurie ve Tom Hiddleston, köstebek tarzı bir filmde izlemeyi istiyor, ajan filmlerine de meraklıysanız bu dizi tam size göre. Altı bölümden oluşan yardım adı altında silah kaçakçılığı yapan bir adamı yakalamak için yakınına atanan bir gece müdürünün nasıl ajana dönüştüğünü izliyoruz. Senaryosu sizi şaşırtmasa da art arda izleyebileceğiniz keyifli bölümleri var ve dizinin küçük bir bölümü de İstanbul'da geçiyor.

9. Dead Set (2008)



BBG evini hatırlamayan yoktur herhalde, Öykü Serter'in sunumuyla hayatımızı bir girdi ve senelerce kaç sezon yapıldı. Yarışmacılar dışarıdan kameraların önünde yaşamaya devam ettiler. Onlar içerideyken dışarıdan nasıl göründüklerini düşünürken hiçbir sezonda dünyamız zombi istilasına maruz kalmamıştı. İngiltere'de yayınlanan BBG evinde (BigBrotherHouse) büyük elemede yapımcısının hiç istemediği bir şey olur ve yayın saatleri yerine ana haber bülteni girme ihtimali haberi gelir. Haberi kaynağı ya da nedeni sorgulanmazken ne olduğunu anlamadan stüdyoda virüsün yayılmasıyla işle evde de biraz değişecektir. Bu tarz programlara hafiften dokundurup eğlendirirken zombi saldırılarıyla ve trajik dönüşümlerle 45 dakikalık üç bölümle yerinizden kalkamayacaksınız.

10. Dekalog (1989-1990)



En güzelini sona sakladım çünkü ünlü yönetmen Krzysztof Kieslowski'nin bu on bölümlük dizisi şahane. Filmlerini de eminim izlemişsinizdir ya da duymuşsunuzdur. Sinemayla ilgili olanlar için filmleri ders niteliğinde. Bu her bölümü 10 emri işleyen serisi zamansız. Sizi etkileyen hikayeler ve düşünmenizi tetikleyen sorularla dolu. Her bölümü ayrı bir sanat filmi olan bu diziyi özellikle sinema severler es geçmesin :).

10 dizilik önerimizin sonuna geldik, diziler süreyi kısaltıp kaliteyi arttırdıkça bu seri de devam edecektir :). Alınan tepkiler güzel olmuş ki mini diziler 2017'de de bu yükselişine devam edecek gibi. Ben bu durumdan gayet memnunum. Bu yükselişten çokça güzel şeyler izleyeceğiz gibi :).

Bu mini dizi önerilerinden izledikleriniz var mı? Hangilerini gözünüze kestirdiniz? Yorumlarınızı bekliyorum :).

Küçük bir hatırlatma; sağ taraftan anketime katılabilirsiniz :).

10 Nisan 2017 Pazartesi

İki Mini Dizi (And There Were None + The Night Of)

Merhabalar, genelde dizi yorumu yapmıyorum ama artık yavaş yavaş başlayacağım :). Ben çok dizi izleyen bir insandım ama son zamanlarda filmlerle daha çok haşır neşir olup dizileri bir kenarda bekletiyor sadece birkaç devam eden dizimi usulca takip ediyordum. Severek takip ettiğim iki blogda üst üste iki mini dizi önerisine denk geldim ve hemen izledim. İkisi de polisiye, gerilim biri çok sevdiğim Agatha Christie'nin On Küçük Zenci kitabından birebir uyarlama diğeri ise İngiliz bir dizinin Amerikan uyarlaması.

And There Were None




Çok güzel kurgusu olan bir dizi. Kitaptan birebir BBC uyarlaması. Sevgili Fermina Daza'nın blogunda görünce dedim kitabı da unutmuşumdur artık iyi olur izlerim diye ama unutmamışım :). Başından beri her şeyi hatırladığım için pek şaşırmadım ama son bölümde yine de acaba mı dedirtmeyi başardı. O yüzden eğer kitabı yeni okuduysanız tekrarı olacaktır. Tabi görsel olarak uyarlanması çok iyi bir kitap izlerseniz de pişman olmazsınız. Çok etkileyici öyküler var içinde. Onları unutmuşum mesela baya güzel izledim onları. Ama katili biliyordum sürprizi kaçtı her şeyin :). Yine de güzel bir dizi, izlemeyenlere bir kez de ben önereyim.

The Night Of




Bu diziyi de sevgili Sibelynka'nın blogunda gördüm, konusu da ilgimi çekince hemen bakayım dedim. İyi ki izlemişim, iyi geldi valla. Hele John Turturro 'nun avukat rolüne ba-yıl-dım. Müthişti. Oyunculuğu çok güzel, karakter çok güzel kesinlikle serinin devamı olmalı bu karakterle çünkü çok devamlılığı olan bir karakter, daha birçok bölüm taşıyabilir tek başına. Zaten daha açık yerler var hayatında, onları da dolduracaklarını düşünüyorum.

İzlerken fark ettim ki dizinin orijinali İngiliz yapımıymış. Bilsem önce onu izleyebilirdim o da beş bölüm ama bunu izlediğim için de pişman değilim tabi ki Turturro'nun etkisi büyük. O dizi de iki sezon olmuş bu uyarlamanın da ikiden aşağı olmamasını umuyorum.

Bu dizi de insanların ön yargılarını ve bu ön yargılarla nasıl bir suçlu yarattıklarını görüyoruz. Irkçılığı, kendiden olmayanı dışlayanı, kafamızda oluşturduğumuz kalıpları ve bunları sorgulamadan nasıl korumak istediğimizi gösteriyor film bize. Tabi bunlar temaların bazıları ve mesajlarından biri. Çok yönlü bir dizi. Komedi hatta kara komedi de var ki çok güzel. Avukatın katkısı yadsınamaz. Finalle alakalı birkaç soru işaretim hala var ama genel olarak ben daha alternatif çarpıcı son hayal ediyordum ama yine de etkileyiciydi. Umarım devamı gelir, tabi aynı avukatla :). Soundtrack'i az ve öz; kuvvetliydi. Her bölüm bir şarkı keşfetmeniz muhtemel :).

Ben iki blog arkadaşıma da buradan teşekkür edeyim, sayelerinde dizi dünyasına hızlı bir giriş yaptım özlemişim, hepsi de güzeldi. Devamını bekliyoruz :).

16 Ocak 2017 Pazartesi

Sevgili Güllük #21 (Sherlock 4. Sezon Finali?)

Bu yazının her kısmı baştan aşağı spoiler içerebilir, bu saatten sonra spoilerınızdan ben sorumlu değilim.



Geldiği gibi gitti gönlümün efendisi. Öyle bir son yapmışlar ki hani dönmezsek üzülmeyin, yaptık finali demişler. Zaten Sn. Cumberbatch'in röportajları pek iç açıcı değil, senaristler desen bir iki yıldan az demiyorlar. Mırın kırın ediyorlar bunu bile zor planladık bilmem ne falan filan. Sn. Cumberbatch'in Dr. Strange olması o bu filme katılma ihtimali derken umudumuzu kırmaktan beter edip yok ettiler. Bu durum beni fazlasıyla sinirlendirdi ve üzdü. Hayır 15 sezon Arka Sokaklar çekiliyor her hafta iki saat size noluyor ben anlamıyorum. İki üç yıla bile razıyız sayenizde yapın işte arada. Moralim çok bozuk arkadaşlarım. Duygu değişimleri yaşıyorum arada kusura bakmayın. Neyse gelin bölüm yorumu yapalım sonra atarıma devam edeceğim.

- Sherlock yaptın yapacağını :).
- Açılış süperdi
- Mycroft zekana olan saygım bölüm boyunca sarsılmadı değil
- Olsun yine de hem komik hem zekisin, seviliyorsun
- Euros sen var ya, nasıl kendinden nefret ettirdin
- Çatladım bölüm boyunca
- Ne gıcıkk ne gıcıkk
- Son sahneye kadar baya sinir oldum
- Sonunda Sherlock'un kafası çalıştı da hem kardeş hem Watson kurtuldu
- Yalnız sözde Sherlock duygusuz, adamı iyice duygu adamı yaptınız
- En son Rosie'yi falan seviyordu
- Hayır hoş falan ama;
- (Bir de ben çok görmek isterdim Rosie'yi büyükken
- Baya bir rol verebilirdi
- Annesinin zekasını alıp Sherlock'la Watson'ı ezebilirlerdi
- Çok komik olurdu :):)
- Watson'cım alınganlık yok, Sherlock'tan bahsediyoruz
- Hem karına yaptığını da unutmadım
- Ama iyi adamsın yine de niyeyse az koymuşlar seni bu sefer)
- Bu kadarı doğasına aykırı
- Gerçi sen daha çocukken oyun diye
- Senle Sherlock oynasın diye
- Git arkadaşını öldür
- Çocukta duygu mu kalır
- Yine piskopat değil sosyopat olmuş
- Mazallah böyle kardeş zeki de olsa evlerden uzak
- Tabiki Euros'tan bahsediyorum
- Ama ona da üzüldüm sonunda yine en çok kendi çekiyor
- Ama Sherlock nasıl korudu kolladı kardeşini
- Sürekli ziyaret etti falan
- Baya son bölüm belleyip duygu adamı yaptılar tekrarlayayım
- Neyse şu beş yıl oyunu çok güzeldi
- I want to break free ile giriş falan efsane
- Bir heyecanlanmadık değil sayende Moriarty
- O bile sempatik kaldı Euros'a göre
- Off o Euros ki ne Euross
- Yine diyorum evlerden ırak
- Hayır o Watson'ın eşi her yerden çıkmak zorunda mı
- Daha da gıcık oldum son gibi özet yapmış bana
- Ya bi git
- Miss me, miss you diye diye gidemedi
- Yine son deyince bir kötü oldum
- Yalnız bu Holmes ailesi de neymiş
- Sözde en az zeki olanı Sherlock
- Düşünün ailenizde en az zeki olan Sherlock
- Holmes'lar İngiltere zeka seviyesini ellerinde tutuyorlar maşallah
- Bir tane normal düzey yok
- Yalnız Molly'ye ne üzüldüm
- Irene Adler'den daha çok yakıştırıyorum Sherlock'a
- Ama işte The Woman olayı var
- Yani o olay çok güzel
- Kadın da az zeki değil
- Falan filan da yine de Molly forever
- Sherrinford'u da kardeş değil yer yapmışlar
- Sir Arthur Conan Doyle'da mı öyle düşündü acaba
- Neyse güzel olmuş yine de
- Son kare de çok güzeldi yaa
- Son gibi olmuş
- Çok üzüldüm ve aşırı duygulandım
- Ama istiyorum ki beş sene on sene sonra bile de olsa
- Devamı gelsin :)

Bonus Şarkı: Moriarty'nin dönüşü şerefine :) Başa hüzünlü bir şarkı koydum, gidişine üzüldüm diye ama hadi öyle bitirmeyelim. Her şey gitsin umut kalsın.



Ya bir de bölümün adı "Final Problem" inadına yapıyorlar sanki yaaa, neden neden? Biz razıyız küçük oyunlara da, neden bu çözüldü diye bitiriyorlar. Biz o Sherlock'un mizah anlayışına, olayları çözüşünü seviyoruz, beyninin içini de, düşüncelerini ekranda görmeyi de. Gelin bitirmeyin şu diziyi o bu sebeplerle. Hem senin ilk göz ağrın sayılır Cumberbatch'cim, gelir miydi o Dr. Strange karakteri. Yani gelirdi belki yine, müthiş bir oyuncu ve tiyatrocusun ama Sherlock başka yaa. Gel yapma etme bak ben buradan sesleniyorum sana Benedict Cumberbatch kapatma kapıları, bak küçük Cumberbatchler de geliyor, sen bu diziyi bitirme. Şu yoğunluklar elbet biter sen de dönersin 221Baker Street'e. Duygusala bağladım. Yazıyı bile yayınlamak istemiyorum son Sherlock yazısı olmasın diye. Umuyorum bir daha görüşürüz Sherlock yazılarında, hadi ben sherlocked.

Öneri Makinesini Sosyal Medyada Takip Edin:

https://soundcloud.com/ms-m-5
https://www.tumblr.com/blog/mubblr
https://twitter.com/onerimakinesi

10 Ocak 2017 Salı

Sevgili Güllük #19 (Sherlock 2)

Sizi uyarırken ben unuttum izlemeyi, şimdi bitirdim :) İzlemeyen sayfayı açtığına pişman olup çıksın lütfen lakin spoilerın tillahı burada olacak.



- Sherlock olaysın, her zaman ki gibi
- Irene Adler hala beni gıcık ediyorsun, yokluğunla bile
- Ama The Woman olayına bayılıyorum
- Watson'ın karısına bir türlü alışamadım, hayaleti de gitti çok şükür
- Sherlock'u canından ediyordu gittikten sonra bile ya neyse
- Çok güldüğüm bir bölümdü
- İyi güldük ama güzel güldük
- Mycroft :)
- Asıl bomba kardeş de neden Euros?
- Yazınca fark ettim para birimi geliyor aklıma
- Ama mitoloji önce gelir tabi
- Sherrinford'da gelecek mi?
- Gelecek ise aileye dört kardeş fazla
- Holmes ele ayağa düştü
- Herkes Holmes, ben de Holmes'um o zaman
- Euros da zeki anladık
- Neden Watson, Euros?
- Sherlock'a gıcığın var anladık
- Kendi kardeşini bilmiyor ama bahsetmiş öyle diyollağ
- Belki de high all the time, keep her off his mind'dı bilemeyiz
- Mycroft'un neden haberi yok?
- Sherrinford demiş okudum da, Euros da Sherlock demiş
- E peki Moriarty?
- İtiraf; Euros çıkardı ya lensi bir Moriarty beklemedim değil :)
- Bendeki dikkate bak, o düşen kağıdı fark ettim
- Yönetmen gördüm bak bu trickini :)
- Kafamda yine deli sorular
- Benedictim Cumberbatchim kariyer off çocuk on demiş zaten
- Umarım bebek yolda fazla para istiyorum manasına geliyordur
- Evde masraf arttı sonuçta
- Tamam ilgilen çocuğunla da sen zaten üç bölüm yapıyorsun yılda
- Ne zamanı istedin anlamadık
- Hayır oyunculuğu bırak o zaman!
- Gitme dur ne olursun gitme kal yalan söyledim
- Doğru değil, hiç hazır değilim
- Neyse konumuz Sherlock
- Mrs Hudson, hem güldürün hem öne çıktın bu bölüm
- Sevdik
- Altı çizilesi çok şey vardı
- Bir ara tekrar izleyip kaydedeceğim bir yerlere
- O zaman haftaya görüşelim
- The Final Problem geliyorrr
- Umarım Final Episode/Season olmaz
- Hadi ben sherlocked
- see yaa

3 Ocak 2017 Salı

Sevgili Güllük #16 (Sherlock 2017)

Evettt, geldi gönlümün efendisi. Benedict Cumberbacth'li Sherlock aylarr, yılarr sonra başladı ve ben dün şu saate kadar bekleyip (01.00) şu saate kadar izledim (02.45). Bu saatten sonra sorgulamasın kimse Sherlock sevgimi. Haftaya yine aynı plan, bekliyorum <3



Bölümden önemli başlıklar (izlemeyen okumasın);

- John Watson'ın saçı olay
- Sherlock'un high hali güldürdü
- Bu zamanda Sherlock fikri bir kez daha şükrettirdi
- Güldürdü, sevindirildi
- Görüntü kalitesi yine olaydı
- Mary Watson ölmeseydi saçma olurdu
- Ama neden bir anda böyle bir şey oldu anlamadım
- John yakışmadı, sen de böyle yaparsan
- Sherlock her sözün olay
- Sherlock sen bir yolunu bulur, barışırsın John'la
- John, Sherlock bilerek yapmadı şimdi
- Zaten bana dönecek gibi geliyordu Mary cd'ye kadar
- "Miss me" yazınca bir heyecanlanmadık değil
- Bu arada Moriarty nerede
- Ölü mü değil mi emin olamadım
- Ölü olması daha olası geliyor
- Save John derken neyi kastettin Mary
- Kimden neyden yani
- Mycroft zekana hala hayranım
- Mycroft ciddi olarak favorilerimdeki yerini düşünüyorum
- Ve acaba ilk misin ikinci mi emin olamıyorum
- Kesin ilk üçtesin, orası kesin
- Sherlock özlemişim seni
- Kesin tekrar izleyeceğim
- En baştan mı son bölümü mü hala düşünüyorum

Dipnot: BBC ile aynı anda diye reklam verip bana spoiler okutan TLC, gelecek hafta aynısı olmasın ;)

1 Ağustos 2014 Cuma

Halihazırda devam eden komedi dizileri


Siz de yazı evde geçirenlerdenseniz bu bölüme dikkat! Ezelden beri dediğim, yaa hayat zaten acı bari filmlerde gülelim, mantığıyla ne kadar komedi dizisi varsa çoğuna bakmış, izlemişimdir. Bitmiş dizilere de ayrı bir düşkünlüğüm vardır onlar ayrı bir yazının konusu. Türk dizilerinden başlayayım. Şu aralar kaçırmadan izlediğim iki dizi var üçüncü dizi de arada takip edebildiğim “über komik” dizi ki zaten fanı çok.


Kardeş Payı

İlk olarak şu aralar popüler olan Kardeş Payı’ndan başlayayım. Zaten Ahmet Kural - Murat Cemcir - Selçuk Aydemir dinamik bir grup. Bu üçlüyü ben geç izlemeye başladım. Siz yokken biz vardık takımındaki siz yokken kısmında olanım ama bu diziyi hiç kaçırmadım, severek izliyorum. Yaptıkları hiçbir işte kötü olmuyor. İlk başta izleme sebebim onlar olsa da dizinin yan karakterleri de aldı başını gitti. Emrah, Feyyza, çıraklar, Yiğit ve babası(Sen neymişsin be Ali İhsan), Hamiyet, Şerif, Oğuzhan ve Sezai’nin dişleri (ıyyy) diziyi dizi yapan asıl karakterler olup çıktılar. İnce espriler, A.Kural’ın mimikleri, dans gösterileri, şarkılar, türküler hepsi var. Size favori sahnemi paylaşayım, ben hala açar arada gülerim.

Ali : Haydar haydarmış ya lan, sabahtan beri yanlış şarkıya girmeye çalışıyom.


Bonus: Eda - Metin - Emrah aşk üçlüsü J



Bir Kadın Bir Erkek




Dizi aslında bitse de Demet Evgar’ın Twitter hesabından bize güzel haberi vermesiyle oynaya oynaya bu diziyi bu kategoriye alıyoruz. Dizi yabancı format zaten başarısı bilmem kaç ülkede kanıtlanmış. Ama bizim ülkedeki başarısı kesinlikle bu güzel, süper yetenekli iki oyuncunun sayesindedir. Demet Evgar ve Emre Karayel. Sadece onların yüzünü gördüğümüz için mimikler ses tonu hareketler hepsi ayrı önem kazanıyor haliyle bu iki oyuncu çok önemli. 


Zeynep karakteri Demet Evgar(sizce de Emily Blunt’la çok benzeşmiyorlar mı?) için biçilmiş kaftan resmen. Onun kıskançlığı, elinden düşürmediği kitapları, annesi, arkadaşları, aşkı her şeyiyle öyle güzel uyum içindeki bir an bile yadırgamazsınız. 



Emre Karayel tipik bir erkek özelliklerini taşıyan Ozan karakterini canlandırıyor. Her ne kadar ben Zeynep’in dediği kadar -hadi o kelimeleri kullanmayalım da- ağaç gövdesinden yapılma veya güzide bir hayvanımız kadar olmasa da onun da maç varken veya oyun oynarken insanlıktan çıktığı olmuyor değil. O da Fenerbahçe aşkı, Zeynep’ e olan zaafı, Zeynep’in annesine olan sevgisi(!), işi ile gönlümüze taht kurmuştur. İkisinin uyumu tartışılmaz zaten. Kavga da etseler, mutlu da olsalar her daim komikler. Bir an bile gülmeden duramazsınız.

Yalan Dünya


Gülse Birsel’in mizah anlayışını, kalemini seviyorum. Karakterleri de her zaman insanların hafızasında yer eden, eğlenceli kişilikler. Her ne kadar Avrupa Yakası’nın yeri ayrı olsa da bu dizi sırf Füsun Demirel ve Hasibe Eren, nam-ı diğer Sıdıka ve Safiye Saka, onları yeniden anne-kız olarak görmek için bile izlenir. Tabi ki Antakyalı Altan Erkekli ( her ne kadar dilini ağır bulsam da), ve Gönül Ülkü için de. Diğer karakterlerin zaten kendi içinde hayran kitlesi var. Ayrı ayrı anlatmayacağım. Düzenli olarak izlemiyorum ama arada denk gelince de fena olmuyor.

Gelelim yabancı dizilere :

Modern Family





İşte tam yaz dizisi. Sırf yazın izleyeyim diye son sezonunu izlemediğim, içinde bir tane bile sevmediğim karakter olmayan nadir dizilerden. Zaten ilk sezondan hatta bölümden sonra bağımlısı olacaksınız. Bu neşeli ve birbirine bağlı modern aileyi siz de çok seveceksiniz. Tek tek sevdiğim karakterleri yazamayacağım çünkü ana karakterlerin hepsini seviyorum, birini diğerinden ayırt edemiyorum. O yüzden arada bir görünüp kaybolan bazı yan rollerden favorilerimi söyleyeyim. Dylan var saf mı salak mı anlayamadığım, Sal var gay çiftimizin kankası, Javier Delgado, Gil Thorpe.. Gördüğünüz gibi yan rollerinde bile seçim yapamıyorum öyle güzel dizi <3.

Parks and Recreation



İşte çalışkan ama takıntılı, sevimli ama rahatsız edici derecede arkadaşlarına düşkün, Pawnee ve waffle sevdalısı muhteşem kadın Leslie Knope. Bu kadını sevmemek imkansız. Dizi de zaten aşırı komik. Ron Swanson, kendi başına dizi yapabilecek bir abimiz. Ona bayılıyorum. Hele bir de Aubrey Plaza  ve Rashida Jones ( diziden ayrılmış olsa da L)var ki  dizide tadından yenmiyor. Chris (o da gitti) ve Andy de en çok güldüklerimden. The Office izleyip sevenler bu diziyi de seveceklerdir( sadece ilk bölümünü izleyip bırakmıştım, belki bir gün yeniden). Formatı da aynı zaten yaratıcılarından biri The Office’in yazarlarından Greg Daniels. 

New Girl




Güzel gözlü, dalgalı saçlı, duru tenli canımız Zooey Deschanel dizi yapar da izlenmez mi? Tabi ki izlenir hele ki ilk bölümü o kadar güzel olur ki sayısız kez izlenir, en azından ben J. Kızımız üç ev arkadaşının dördüncüyü almaya niyetlenip internete ilan vermeleri üzerine, Schmidt (ki kendisi efsanedir) tarafından yazılan ilanı kızlar topluluğu sanıp evi görmeye gelir, erkek olduğunu görünce de vazgeçmez. Sevgilisinden yeni ayrılmış, aldatılmış(işte bunlar hep days of summer, Tom laneti) bu güzel arkadaş topluluğuyla kalmak ister. Velhasıl kabul edilir. İşte komedi de orada başlar. Her ne kadar son sezonu diğerlerine göre vasat bulsam da, yine de kötü değil,eğlenceli bir dizidir. Sırf o güzel apartman dairesi için izlenir <3

Not: Neden artık Jess'i olur olmaz yerde şarkı söyletmekten vazgeçirdiler ki, başlı başına diziyi sevme nedenidir.

Baby Daddy




Bileniniz var mı bilmem, Üç adam bir bebek serisi vardı hani Polis Akademisi’nin Mahoney’i Steve Guttenberg, Tom Selleck ve Ted Danson’ın oynadığı, evet evet o şeker film. İşte onun modern versiyonu. Tabi farklılıklar yok değil. Dizinin en önemli artısı herhalde iki kardeşimiz Ben ve Dan’in anneleri Bonnie Wheeler’dır. Şahsen en çok ona gülüyorum. Tucker, Ben’in ev arkadaşı ve Riley, Dan’in kankası ( umarım en yakında sevgilisi deriz), ile de dizi iyice şenleniyor. Eğer izlemediyseniz yine bu yaz eğlenerek izleyeceğiniz güzel bir dizi.


2 Broke Girls



Güzeller güzeli, bağımsız filmlerin prensesi  Kat Dennings ve şimdiden en iyi komedi oyuncuları arasında yerini alması gereken Beth Behrs’ in yollarının kesiştiği komedi dizisi. Hem de o kadar güzel cupcake yapıyorlar ki izlemek o kadar da kolay olmuyor. Ama o gösterdikleri cupcakeler kadar güze olanl bir dizi bu. Yan rollerdeki Sophie, Oleg, Han Lee, Earl de dizinin diğer güzel yanları. Sophie’yi Jennifer Coolidge canlandırıyor, başkası oynasa bu kadar sever miydik bilmiyorum. Ve bu dizideki evcil hayvanımız Chesnut, kendisi at olur efendim. Evet evet at yanlış okumadınız, izleyince nasıl beslenirmiş öğreneceksiniz. 

Bonus: Bu iki güzel kızımız People’s Choice Awards 2014 sunmuşlardır. Beth Behrs’in komedi oyunculuğunun ne kadar iyi olduğunun başka bir kanıtıdır. O mimikler, hareketler. Bu kıza dikkat!



The Big Bang Theory




Diziyi izlemeyen, izleyip de beğenmeyen yok zaten.  Ben her klasik dizi fanı gibi bu dizinin hastasıyım.  O yüzden sadece birkaç video paylaşıp bu yazıyı kapatacağım. Yüzünüzden gülücükler eksik olmasın, esen kalın efendim J

Gençler bilmelisiniz ki Aquaman sucks!



Soft Kitty olsun Smelly Cat bunlar hep yiğidin kamçısı.



Bazinga !