billy wilder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
billy wilder etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

22 Mayıs 2017 Pazartesi

Atıştırmalık #16 (Ortalama Film ve Kitaplar)

Anarşist Bir Film Teorisi - Nathan Jun




Kitap değil makale desek daha doğru olur. Üç bölümden oluşan küçücük bir kitap, fotoğrafa aldanmayın :). Şuradan okuyabilirsiniz, fuardan aldım. Son bölüm hariç pek beğenmedim, hatta son bölümü de pek beğendiğim söylenemez, fena değildi. Yüzeysel geldi bana. Öyle yani :).

One, Two, Three - Billy Wilder




Yine ne sevip ne sevmediğim bir film. Başrol oyuncusu harikaydı onu belirteyim de bir baştan. Genel anlamda güldüm mü evet çok mu hayır. benim için ortalarda, vasat diyebileceğim bir film. Sunset Bulvarı'ndan beri pek barışamadık yönetmenle bir de Some Like It Hot'ı severim onu şuradan okuyabilirsiniz. Garsoniyer'e de çok gülmedim buna da ama bu Garsoniyer'den bir tık daha komik olabilir. Yine de ne izleyin derim ne de izlemeyin :). Müziği çok güzeldi bir de :).

Birinci Kötü Adam - Miranda July




Goodreads'te 3 verdim ama tam üç buçuk olduğundan dörde elimin gitmediğinden :). Miranda July'nin filmlerini severim o yüzden kitabını da okumak istedim bence çok özel bir kadın. Eksantrik filmlerini tanımlamak için güzel bir kelime bence, kitabı da öyleydi. Bu kitapla Lena Dunham'ın kitabıyla internet alışverişimde beraber aldım ve sonradan fark ettim ki ikisi yakın arkadaş ve birbirlerinin kitapları hakkında yorum yapmışlar. Bir eyvah dedim eğer Dunham'ın kitabı gibiyse diye ama türleri bile farklı zaten. Ki Miranda July geçmişim var ve sevdiğim bir isim. Kitap da akıcı ve güzeldi. Lakin bazı yerler çok eksik, kesik kesikti. Başta o eksantriklik daha çok hissedilse sonradan kayboldu ve sonunda hiç tahmin edemediğim bir yere gitti kitap. Yine de kendini okutturdu hem de merakla. Bu kitapta ortalamanın bir üstü. July'nin diğer kitapları da umarım orijinal kapakla basılır buradan fuarlarda indirim yapmayan Everest'e sesleneyim :).

Genel anlamda vasat şeyler okuyup izlemişim bu yayında. Güzelleri sonraya sakladım, sırasıyla gelecek :). Siz neler atıştırıyorsunuz bu aralar? Bu kitapları okunuz mu, filmi izlediniz mi? Yorumlarınızı merakla bekliyorum :). Sanatla kalın <3.

9 Mart 2017 Perşembe

Atıştırmalık #9 (Biraz Nostalji)

Bu sefer atıştırmalığımız biraz nostaljik :).

Taxi Driver - Martin Scorsese (1976)




Güzel film, Robert De Niro eski aşkımdır Al Pacino için bıraktım :). İzledikten sonra "Are you talking to me?" deme garantili :).

The Birds - Alfred Hitchcock (1963)



Sizce kuşlar insanlara zarar vermeyen oradan oraya uçan varlıklar mı? Dünyayı sadece ve sadece güzelleştirmek için mi buradalar? Göç ederken sessizce oradan başka bölgelere mi giderler? Çocuk düşmanı değil de çocuk dostu mu? Kana susamış toplu halde gezen çete değiller mi? Bu filmi izlemeden karar vermeyin çünkü kararınız değişebilir :). Beğendim beğendim, arada baya eğlendim de :). Ya bu adam bu imkanlarla böyle filmler yapmışsa şu imkanlarla neler yapardı ben görmek isterdim.

Psycho - Alfred Hichcock (1960)



Sanırım izlediğim korku filmi adı altında geçen filmler tek Hitchcock'a aittir ama o da izlenir hani. Bu üçüncü filmim ve sanırım çoğunu izlerim yine. Tabi korku filmi hiç izlemedim diyemem ama bilinçli olarak çok nadirdir, sevmediğim tek tür sanırım. Müthiş bir filmdi bu siyah beyaz bir film. Gölgelendirmeler, ışığın kullanımı çok güzeldi. Oyunculuklar çok iyiydi hele ki Norman Bates karakterine bayıldım, süper bir filmdi. Eğer iyi bir seyirci olursanız Hitchcock'u bu filmde görebilirsiniz :).

Frenzy - Alfred Hichcock (1972)



Buram buram İngiliz kokan, aksanı, sokakları, evleri, Scotland Yard'ı ve patatesleriyle bir İngiliz filmi olmuş :). Öyle ki bana Agatha Christie romanlarını hatırlattı, adı da geçiyordu zaten. Pos bıyık Poirot dedektifimiz olmasa da polis memuru vardı :). Mizahi yanı da güçlüydü. Güzel bir film, özellikle Hitchcock severerdenseniz bu filmi kaçırmayın.

The Apartment - Billy Wilder (1960)



Başrol kadın oyuncusuna hayran kaldım maşallah çok güzel bir yüzü var söylemeden edemeyeceğim kendisi Shirley Maclaine olur, iyi bir oyun da sergilemiş :). Filmi çok sevmedim ne yalan söyleyeyim. Komik olması gereken yerlerde gülmeyince pek sevmedim herhalde. Türü romantik komedi dram. Sevdiğim de bir üçlüdür aslında. Kötü bir film değil, özellikle sonu çok tatlı :).


Öneri Makinesini Sosyal Medyada Takip Edin:

https://soundcloud.com/ms-m-5
https://www.tumblr.com/blog/mubblr
https://twitter.com/onerimakinesi

3 Nisan 2016 Pazar

Abur Cubur #24

Gördün mü 24 olduk :). Mutlu günler :). Bugün sizler için güneşli şarkılar seçtim. Hepsi mutlu ve enerjik şarkılar değil ama eminim yine de seveceksiniz.

1. The Beatles - Here Comes the Sun






2. Breakdown Valentine - Silver Sunlight





3. Belle and Sebastian - Another Sunny Day






4. Parol Stelar - The Sun






5. Arctic Monkeys - When the Sun Goes Down





6.  Natasha Bedingfield - Pocketful of Sunshine





7. Billy Withers - Ain't no Sunshine 


Kapanışı başka şarkıyla yapamazdım çünkü "Ain't no sunshine when she's gone" :)